Okuma süresi: 3 dakika

Kuiper Kuşağı’nın bekçisi olarak tanımlayabileceğimiz Plüton, 14 Temmuz 2015 günü New Horizons uzay aracı tarafından ilk kez ziyaret edilmişti. Uzay aracının LORRI ve MVIC kameralarıyla elde ettiği görüntülerin Dünya’ya aktarımı bir yıl sürmüştü. Aradan geçen üç yılın ardından, Ay ve Gezegen Enstitüsü’nden Paul Schenk’in başını çektiği ekip cüce gezegen ile gizemli uydusunun bilinen en detaylı görüntülerini hazırladı.

Schenk ve ekibi devasa bir bulmacanın parçalarını tek tek yerine yerleştirmeye benzeyen çalışmalarına başlamak için fotoğraf iletiminin sona ermesini beklemedi. İki yılı aşkın süren projede, New Horizons Dünya’ya fotoğraf ilettikçe çalışmanın bir basamağı daha tamamlandı.

Gizmodo’ya açıklama yapan Schenk, “Haritaları sıralamak ve düzeltmek oldukça zor bir işti… Zorluğun bir kısmı, fotoğrafların tek bir seferde elde edilememesinden kaynaklandı. New Horizons düşük bir radyo bağlantısı üzerinden veri gönderiyor. Yani tek seferde üç ya da dört fotoğraf alabiliyorduk. Bu da elimizdeki verileri birkaç haftada bir tamamen revize etmemiz anlamına geliyordu” dedi.

Tenzing Montes’in 3D görünümü. [Paul Schenk-Lunar and Planetary Institute]
Plüton’un küresel haritası. [Lunar and Planetary Institute/Paul Schenk/NASA/New Horizons]
Proje ekibi, küresel haritaların yanı sıra Plüton ve Charon’un topografik haritalarını da hazırladı. Her ikisi de, New Horizons kameraları tarafından elde edilen stereo görüntülerin analiz edilmesi ile oluşturuldu.

Schenk, çalışma esnasında kendilerini en çok etkileyen hususun Plüton ve Charon’un sahip olduğu birbirinden farklı yapılar olduğunu belirtti:

“Görmeyi kesinlikle ummadığımız yapılar gördük… Yüksekliği altı kilometreye çıkan dağlar ve buzullar tarafından şekillenmiş gibi görünen alanlar… Her biri Dünya’yı andırıyordu ancak hepsi metan ve nitrojen buzundan meydana gelmişti.”

Plüton’un tepeleri tek bir kum tanesi bile içermiyor

Sputnik Planitia havzası. [Lunar and Planetary Institute/Paul Schenk/NASA/New Horizons]

Halen görmediğimiz birçok detay var

NASA Planetary Data System arşivine alınan küresel ve topografik haritalar yakın zamanda kamuya sunulacak. Araştırmanın detayları ise Icarus dergisinde yayımlanacak. Plüton’un görüntülerine bakmak için buraya, Charon’unkiler için de buraya tıklamanız yeterli.

Görüntülerde yer alan detaylardan biri, Sputnik Planitia’nın güneybatısında kalan Tenzing Montes sıradağları. Yoğun buz kütlesinin bulunduğu bir bölgede yer alan dağların yüksekliği 6 kilometreye kadar çıkıyor ve 40 dereceye ulaşan sarp yamaçlara sahipler.

Topografik haritalar da, Plüton’un kalbinde yatan Sputnik Planitia hakkında birçok detay sunuyor. Donmuş metan ve nitrojen ovanın buz örtüsünün kalınlığı ortalama 2,5 km’ye ulaşıyor. Dış kenarları ilse Plüton’un “deniz seviyesinden” 3,5 km kadar derine iniyor.

Plüton ve Charon’un üzerinde yapılan yakın geçişlerin videoları

Charon’daki dağlık alanlar ile volkanik havza. [Lunar and Planetary Institute/Paul Schenk/NASA/New Horizons]
Charon yüzeyindeki kraterler ve dağlar. Bazı kraterlerin genişliği 50 km. [Lunar and Planetary Institute/Paul Schenk/NASA/New Horizons]
Görüntüsüyle geçmişi hakkında çok fazla soru işareti doğuran Charon, kuzey kutbunda derinliği 14 kilometreye ulaşan dev bir kanyona sahip (Dünya’nın en derin noktası Mariana Çukuru’nu 3 km ile geride bırakıyor). Uydu aynı zamanda ekvator bölgesinde 8 km yükselen bir kanala sahip.

SETI Enstitüsü’nden Ross Bayer, “Bu ve diğer özellikleri Charon’u en bozuk yüzeye sahip orta boyutlu buzul uydu yapıyor” açıklamasını yaptı.

Dikkat çekilmesi gereken nokta, bu haritaların henüz kısmen tamamlanmış olmaları. New Horizons, Plüton ve Charon’un yüzeyinin sadece üçte ikisini görüntüledi. Keşfedilmeyi bekleyen kısımları gün yüzüne çıkarmak için bir diğer Kuiper Kuşağı kaşifinin geç kalmadan yola çıkması gerek.

Charon’un çatlamasının nedeni “donmuş bir okyanus”

Charon’un küresel haritası. [Lunar and Planetary Institute/Paul Schenk/NASA/New Horizons]