Okuma süresi: 2 dakika

Evren görünmez ışın ile kaynayan bir yer. Görünebilir spektrumun ötesinde, uzay radyo sinyalleri ve mikrodalgaların oluşturduğu bir karman çorman bir tabloyu andırıyor. Bu tablonun ressamları ise yıldızlar, çatırdayan manyetik alanlar, dönüp duran toz bulutları ve kazan gibi kaynayan karadelikler.

Tüm bu ışıkların yanında halen astronomların anlamakta zorlandığı, ultra güçlü parlamalar söz konusu. Her biri, derin uzayın bilinmeyen yerlerinden, milyarlara ışık yılı öteden geliyor. Nasıl oluştukları ise halen bilinmiyor.

Bilim insanlarının hızlı radyo patlamaları (FRBs) adını verdiği sinyaller sadece birkaç milisaniye sürüyor. Bunlardan en sonuncusu, 25 Temmuz sabahı Kanada’nın British Columbia eyaletinde yer alan CHIME radyo teleskobu tarafından tespit edildi. Tarihinden dolayı FRB 180725 olarak adlandırılan FRB, bugüne dek tespit edilen diğerlerinden yaklaşık 200 megahertz daha düşük bir frekansta, 580 MHz ile iletildi. The Astronomer’s Telegram adlı elektronik bültende duyurulan FRB 180725, bugüne dek keşfedilen en hızlı radyo frekanslarından biri.

“Uzaylı medeniyetler hızlı radyo patlamaları ile yıldızlararası yolculuk yapıyor”

Kökenleri “yapay bir kaynak” olabilir mi?

Araştırmada yer alan CHIME (Kanada Hidrojen Yoğunluğu Haritalama Deneyi) direktörü Patrick Boyle, “Bu zamana kadar tespit edilen faaliyetler gece ve gündüz yaşandı ancak bilinen diğer kozmik kaynaklar veya olaylar ile bağlantıları kurulamadı” ifadesini kullandı.

CHIME tarafından yakalanan sinyalin hızlı ve düşük frekanslı olması, temsil ettiği patlamanın kozmostaki son derece parlak ve olağanüstü güçlü bir kaynaktan geldiğine işaret etti. Nadir sinyalin araştırılması, astronomlara bu galaksiler arası radyo sinyallerinin nasıl oluştuğu ve nereden geldikleri hakkında yeni ipuçları sunabilir.

Araştırmada yer almayan Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezi’nden Avi Loeb, geçtiğimiz yıl yaptığı açıklamada “çok kısa süreli olmaları ve uzun mesafelerden gelmelerine rağmen FRB’lerin çok parlak olduğunu ve henüz kökenlerini açıklayan doğal bir kaynak bulamadıklarını” belirtmişti.

Loeb, FRB’lerin “yapay bir kaynaktan geliyor olabileceği” ihtimalinin düşünmeye değer olacağını not düşmüştü. Olası kaynaklar arasında ise süpernova patlamaları, süper dev karadelikler veye dev elektromanyetik radyasyon yayan pulsar benzeri kozmik nesneler bulunuyor.

Chandra X-Ray Gözlemevi fotoğrafı birçok gizem taşıyan galaksilerden biri olan Perseus’u gösteriyor. Bu kare, galaksinin merkezinde yatan süper dev karadeliğin yaydığı enerjiyi gözlemleyerek elde edildi. [NASA]

“Derin uzaydan gelen sinyaller uzaylılara ait olabilir”

Son derece kısa süren ve dev mesafelerden gelen sinyalleri tespit etmek, mevcut teknolojiler ile çok güç. Dahası, ilk kez keşfedildikleri 2007’den bu yana yaklaşık 40 tane FRB keşfedilmiş durumda. Buna rağmen astrofizikçi Christopher Conselice’ye göre FRB’ler muhtemelen sıradan kozmik olayları temsil ediyor. The Daily Mail’e konuşan Conselice, “Dünyamıza her gün binlercesi ulaşıyor olabilir ancak hepsini tespit edecek teknolojiye sahip değiliz” dedi.

CHIME, Evren’in 6 ile 11 milyar yıl öncesine uzanan antik radyo sinyalleri tespit etmek için inşa edildi. Sadece bir yıldır faaliyette olsa da önemli tespitler yapılmasını sağlayan kaykay pisti görünümlü radyo teleskop, FRB 180725’in ardından birçok düşük frekanslı sinyal daha yakaladı.