Ana sayfa Bilim Yok ettiğimiz memelilerin yerini doldurmak için Dünya’ya 5 milyon yıl gerekiyor

Yok ettiğimiz memelilerin yerini doldurmak için Dünya’ya 5 milyon yıl gerekiyor

[Pixabay]
Okuma süresi: 2 dakika

Doğada neden olduğu tahribat ile bugüne dek binlerce canlı türünün yok olmasına neden olan insanlık, hız kesmeden geleceği de katletmeye devam ediyor. Yapılan bir araştırmaya göre önümüzdeki 50 yıl içinde nesli yok olan türlerin sayısı o kadar fazla olacak ki, Dünya’nın yerlerini dolduracak yeni türleri ortaya çıkarması 3 ile 5 milyon yıl alacak.

Haziran 2015’te yayımlanan araştırmada Dünya’nın altıncı kitlesel yok oluş sürecine girdiği ve omurgalıların yok olma hızının 114 kat arttığı belirtilmişti. Kitlesel yok oluşu tetikleyen sebep ise tabii ki insanlar. Dünya’nın doğal kaynaklarını hızla tüketen ve diğer canlıların yaşam alanlarını işgal eden insanlar, yok oluşa ilerleyen dönüşümün başını çekiyor.

Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN), önümüzdeki 100 yıl içinde kritik derecede tehdit altında olan canlıların %99.9’un, yok olma tehdidi altında olan canlıların da %67’sinin yeryüzünden silineceğini tahmin ediyor. Dünya’nın geride kalan 450 milyon yılda yaşadığı beş kitlesel yok ölüm doğal afetler tarafından tetiklenirken, altıncısı tamamen insan kaynaklı.

Aarhus Üniversitesi tarafından yapılan araştırmada, durdurulması imkansız gibi görülen tahribatın onarılması için ne kadar zaman gerekeceği hesaplandı. Bilim insanları canlılar arasındaki yok olma hızını hesaplayarak Dünya’nın kaybettiği biyo-çeşitliliği geri kazanmak için ne kadar zamana ihtiyacı olduğunu hesapladı. Sonuçlar, gezegenimizin bugünkü seviyesine ulaşabilmek için 3 ile 5 milyon yıl sürecek bir ‘barışa’ ihtiyacı olduğunu gösterdi. Dünya’nın modern insanların evriminden önceki hayvan krallığı moduna geri dönebilmesi için de 5 ile 7 milyon arası bir süre gerekiyor.

Evrim hızımıza yetişemiyor

Evrim, Dünya’nın kaybolan biyo-çeşitliliğini kazanabilmesi için devreye soktuğu savunma mekanizması. Yaşam alanları ve iklim değiştikçe bazı türler hayatta kalamazken, yenileri yavaş yavaş kendini gösteriyor. Yeni türlerin yok olanların yerini alması uzun bir zaman alıyor ve işin kötü tarafı, evrim insanların yok etme hızına yetişemiyor.

PNAS dergisinde yayımlanan araştırmada, insanların dünyaya yayılma sürecinde var olan memeliler ile yok olan memelilerin var olduğu veri tabanları kullanıldı. Mevcut veriler, önümüzdeki 50 yıl içinde nesli tükenmesi beklenen memelilerin de eklenmesiyle genişletildi. Son olarak, simülasyonlar ile kaybolan biyo-çeşitliliğin ne kadar sürede yerine geleceği hesaplandı.

En iyimser senaryoda, insanlar nihayet yaşam alanlarını yok etmeyi kesiyor ve canlı türleri hayatta kalıyor. Ancak yeni türlerin ortaya çıkmaya başlaması için bu katliamın en kısa zamanda sona ermesi gerekiyor. Eğer yok olmalar önümüzdeki 20-100 arasında son bulmazsa, biyo-çeşitlilik kaybı da o kadar artacak.

Araştırmanın başında yer alan paleontolog Matt Davis, araştırmada spesifik hayvanlara daha dikkat ettiklerini belirtti. Örneğin birkaç türü yok olması halinde tarla farelelerinin neslinin yok olması çok düşük bir ihtimal. Ancak zamanında sadece dört türü bulunan kılıç dişli kaplan yeryüzünden silinmiş durumda. Davis, bu tür hayvanlar yok olduğunda, beraberinde taşıdıkları evrim tarihinin de yok olduğunu belirtti:

“Kılıç dişli kaplan ve artık var olmayan dev memelilerden bazıları 10,000 yıl önce yok oldu. Çok az akrabası olan bu canlının yok olması Dünya’nın evrim ağacındaki bir dalı tamamen koparıp attı.”

Dünya’nın en büyük penguen kolonisi nüfusunun %90’ını kaybetti

Hangi türler daha çok korunmalı?

Aarhus Üniversitesi tarafından yapılan araştırma ve benzerleri hangi canlı türlerinin daha çok korunması gerektiğine işaret ediyor. Araştırmaya göre siyah gergedanlar yok olma tehlikesi ile burun buruna iken, Asya fillerinin 22’nci yüzyılı görme ihtimali sadece %33. Bu filler bir zamanlar mastodon ve mamutları içeren grubun geride kalan iki türüyle temsil ediliyor.

Araştırmada yer alan isimlerde Jens-Christian Svenning, dünyadaki büyük memelilerin hızla yok olduğuna dikkat çekerken gergedan ve fillerin de hızla azaldığını belirtti. Svenning, gezegenizmizde dev kunduz, dev geyik veya dev armadillo gibi canlıların artık var olmadığına dikkat çekti.

Bilim insanları ileride yapılacak araştırmalar, doğayı koruma organizasyonlarına çabalarını belli canlılara yöneltmeleri için yol gösterebilir. Yine de, ‘yasal’ hayvan avlama turizmi ile kaçak avcıların katkıları en iyimser tabloları bile karartıyor.