Ana sayfa Bilim Astronomi Dünya dışı yaşam “mor” olabilir

Dünya dışı yaşam “mor” olabilir

Okuma süresi: 2 dakika

International Journal of Astrobiology dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, bitkilerden önce ilk olarak küçük mor organizmalar güneş enerjisini kullanmayı öğrendi. Aynı durum, Dünya dışı gezegenlerde de geçerli olabilir.

Araştırmanın başında yer alan mikrobiyolog Shiladitya DasSarma, bugüne dek keşfedilen binlerce dış gezegende yeşilin tonlarını keşfetmek için yöntemler geliştirildiğini ancak mor tonları da araştırmamız gerektiğini savunuyor.

Antik Dünya’nın mor olduğunu savunan görüş, DasSarma ve meslektaşları tarafından ilk kez 2007’de öne sürülmüştü. Dayandığı düşünce ise şöyle: Bitkiler ve fotosentez yapabilen yosunlar güneşin enerjisini emmek için klorofil kullanıyor ancak yeşil ışığı emmiyorlar. Enerji zengini yeşil ışının neden kullanılmadığı düşünüldüğünde, klorofil fotosentezi evrimleştiğinde spektrumda yeşile düşen kısmı bir başka “şeyin” kullandığı sonucuna varıldı.

Söz konusu diğer unsur, güneş enerjisini retinal adı verilen bir molekül ile yakalayan basit organizmalar olarak gösteriliyor. Araştırmacılar, güneş enerjisini klorofil kadar iyi yakalayamıyor olsa da retinalin yeşil ışığı çok iyi yakaladığını belirtti. Retinal “ışın hasatı” halen bakterilerde ve arke adı verilen tek hücreli organizmalar arasında fazlasıyla yaygın. Bu mor organizmalar Antarktika’nın vadilerinden yaprakların yüzeylerine kadar her yerde bulunuyor. Retinal pigmentler aynı zamanda daha karmaşık yapıdaki hayvanların görüş sistemlerinde yer alıyor.

Pigmentlerin birçok canlı organizmada görülmesi, yaşam ağacının farklı dallarında çok erken zamanlarda evrim geçirdiklerine işaret ediyor. Aynı zamanda halofilik (halophiles) adı verilen tuz meraklısı mor organizmaların, okyanusların derinliklerindeki metan bacalarda yaşayan erken yaşam formlarıyla bağlantılı olduğuna dair deliller de bulunuyor.

NASA: Dünya dışı yaşamı 2025’e kadar keşfedeceğiz

Mor uzaylılar

Dünya’daki erken yaşamın ne kadar mor olup olmadığı bilinmiyor. Ancak dış gezegenlerde retinal pigmenleri enerji toplamak için kullanan mor organizmalar olabilir.

Klorofil, ağırlıklı olarak kırmızı ve mavi ışığı emiyor. Ancak astronomların bitki olup olmadığını anlamak için taradığı gezegenler üzerinde kullanılan spektrum yakın-kızılötesi kullanıyor. “Vejetasyon kırmızı eşiği” olarak adlandırılan taramada bitkiler mevcut ise kırmızı dalgaboyunda ışın emmeyi bırakıp yansıtmaya başlıyorlar.

Retinal tabanlı fotosentez yapan canlılar ise “yeşil eşiğe” sahipler. Spektrumun kırmızı ölçeğine kadar ışın emiyor, ardından daha uzun dalgaboylarını yansıtıyorlar.

Schwieterman, astrobiyologların “kırmızı eşikte” dış yaşam keşfetmeye çok meraklı olduğunu ancak “yeşil eşiği” de hesaba katmaları gerektiğini söyledi. Eğer bir dış gezegende küçük mor organizmalar belirgin bir miktara ulaşmış ise bize bir gün beklenmedik bir merhaba ulaşabilir.