Ana sayfa Bilim Ruhu tedavi etmek için en iyi yöntem: Yazma terapisi

Ruhu tedavi etmek için en iyi yöntem: Yazma terapisi

[Pixabay]
Okuma süresi: 2 dakika

Her insanın içinde aynı ağırlığı hissettiği anlar vardır. Zaman zaman hoşnuzluk ve huzursuzluk yaratan ve ruhsal dengeyi sarsmaya başlayan anlar. Gittikçe tehdit oluşturan ve insanın yaşamdan aldığı hazzın azaldığı, içini anlamlandıramayan bir boşluğun kapladığı anlarda en çok ihtiyaç duyduğumuz ilaç ise yazmaktır.

Birçok kişi için ruhsal ihtiyaçlarını karşılama ihtiyacı kendi yazma güdüsünü doyumsama yollarını keşfetmesiyle ortaya çıkar. Yazmak, insanın iyi hissetmesini sağladığı gibi zihnindekileri düzenler, yaşamlarını etkileyen travmatik durumlarla başa çıkmalarını kolaylaştırır.

İçinizdeki en büyük acıları kağıda dökün

Yazı yazmanın ruhu iyileştirici gücü olduğunu biliyor muydunuz, üstelik bağışıklık sistemine de olumlu etki yaptığını?

Günümüzde yazma terapisi, müzik terapisi ve sanat terapisi gibi yaygın kullanılan yöntemlerden biri olmaya başladı. Bilim insanları uzun süren çalışmalar sonucunda kalemimizden beyaz sayfaya özgürce dökülen her kelimenin kişi üzerinde terapi etkisi yaptığını, acılarının dindiğini ve bağışıklık sisteminde olumlu etkileri olduğunu gözlemledi.

ABD’li ünlü psikolog Profesör James Pennebaker, bu durumu şöyle açıklıyor:

“Psikolojik rahatsızlıkların ileride fiziksel hastalıklara ve başarısızlığa yol açar. Aşk acısı çekiyorsanız, yakınınızı kaybettiyseniz ya da işsizseniz sizi bu üzüntülerden uzak tutacak olan şey yazmaktır.”

Pennebaker, 1986 yılında keşif yaparak birçok çalışmaya esin kaynağı olmuştur. Öğrencileri ile yaptığı çalışmada onlardan yaşadıkları en üzücü olay veya hayatlarındaki en zor dönemleri hakkında 15 dakika yazı yazmalarını istemiş. Böylece öğrenciler kimseyle paylaşmadıkları en gizli kalmış duygularını paylaşma fırsatı bulmuşlar.

Peki, bunları kağıda yazarak öğrenciler ne hissettimişti? Gelin bu duruma hep birlikte göz atalım.

Öğrencilerden bir kısmı duygularını kağıda dökerken alt üst olduklarını, bir kısmı da ağladıklarını dile getirdi. Bazıları da yazmanın kendine iyi geldiğini ifade etti. Yapılan çalışmalar dört gün boyunca tekrarlandı ve öğrenciler bu süre içinde yazmaya devam etti. Çalışmanın çarpıcı kısmı ise altı ay boyunca öğrencilerin doktor ziyaretlerinde oldukça ciddi düşüş gerçekleşmesi oldu.

Pennebaker’ın bu çalışması yürütülen pek çok çalışmaya ilham olmakla birlikte araştırmalar yazmanın astım, romatizma ve meme kanseri, migren üzerindeki etkisi üzerinde yoğunlaştı. Uzun lafın kısası Pennebaker’ın çalışmaları kalemi kağıda koymanın iyileştirici gücünü gözler önüne sermişti.

Yazı yazmak insanı nasıl tedavi ediyor?

Yukarıdaki okuduktan sonra yazmanın sırrı nedir ve ortada tedavi yokken kişiyi nasıl iyileştirebilir diye sorabilirsiniz. Açıklaması şu şekilde:

Sinir, hazmedememe, üzüntü, stres gibi olumsuz duygular içinizi kasıp kavurduğu ve dayanılmaz hale geldiğini hissettiğiniz anda kaleme sarılmalısınız. Yazma terapisi uygulaması basit ama etkili bir yöntem olduğu gibi iç veya dış dinamiklerin sebep olduğu çatışmaları bilinçaltından bilinç seviyesine çıkarır. Bu sayede birey korkularını, söylemek istediklerini, üzüntülerini, başkasıyla paylaşamadığı konu ve olayları dışa açma yolu bulmuş olur.

Pek çok ruhsal ihtiyacımızla birlikte yazmak bizi bilişsel, duygusal, sezgisel, sanatsal bağlamlarda geliştirir. Ruhsal bağışıklık gücümüzü kuvvetlendirir. Zorlandığımız ve bize acı veren olaylarla baş etme gücümüz artırır. Travmatik olaylarla baş ederek onların üstesinden gelmemizi kolaylaştırır.

Yazmak iyileşme sürecindeki olumlu etki yapıyor

ABD’nin Kansas eyaletinde yapılan bir çalışmada, meme kanseri olan kadınların duygularını kağıda dökmesi istenildi ve duygularını dışarı vuran hastaların doktor ziyaretlerinde ciddi azalma olduğu gözlemlendi.

Yazmak, kalbe ve karaciğere de iyi geliyor. Yapılan araştırmalara göre, yazı yazmak vücutta değişiklikler yaratıyor ve karaciğerin daha iyi fonksiyonlar göstermesine kadar çeşitli faydalar sunuyor. Bu araştırmalar sonucunda ayrılık sonrası yazmanın kardiyovasküler sistemini daha iyi çalıştıracağını gösteriyor.

Kendinizi yazı yazmaya çok uzak görebilirsiniz. Ancak iç dünyanızın kapalı kapılarını açmak ve gerçeklik ile daha iyi yüzleşmek adına yapmanız size fayda sağlayacaktır.