Ana sayfa Dünya Japonya dünyanın ömrünü yüzyıllarca uzatacak nadir mineral rezervi keşfetti

Japonya dünyanın ömrünü yüzyıllarca uzatacak nadir mineral rezervi keşfetti

[Kévin Langlais/Unsplash]
Okuma süresi: 2 dakika

Nature dergisinde Nisan 2018’de yayımlanan araştırmaya göre, Japonya’nın okyanusun derinliklerinde bulduğu rezervler 16 milyar ton değerli metal içeriyor. Keşfedilen kaynak dünyanın yüzyıllar boyu ihtiyacı olduğu kaynakları sunabilir. Aynı zamanda, minerallerin Japonya’ya Çin karşısında çok güçlü bir koz kazandırabileceği belirtiliyor.

Nadir mineraller (azrak toprak mineralleri) akıllı telefonların bataryalarından elektrikli otomobillere kadar teknolojinin her alanında kullanılıyor. Tanım olarak, bu mineraller en nadir 17 metalik elementi barındırıyor (Periyodik Tablo’nun en alltan ikinci satırı).

Söz konusu minerallar Dünya’nın yerkabuğunda bol miktarda bulunsa da, karman çorman bir dağılıma sahipler. Bu sebeple, ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu (USGS) kazılmaya hazır halde kümelenmiş nadir mineralleri bulmanın çok zor olduğunu belirtiyor. Bugüne dek sadece birkaç tane kazılmaya uygun nadir mineral bölgesi tespit edilmiş olsa da, bu işlem fazlasıyla pahalı.

Güneydoğu Asya bölgesinde ise Güney Çin Denizi üzerinde yoğunlaşan kaynak krizi, neredeyse tamamen Çin’in kontrolü altında. Bu nedenle Japonya dahil birçok komşu ülke Çin’in belirlediği fiyatlar üzerinden nadir mineralleri ithal etmek zorunda kalıyor. Yapılan en son keşfin ardından, bu tablo belirgin ölçüde değişebilir.

Küresel ekonomiyi etkileyecek

Araştırmaya göre keşfedilen rezerv değerli metaller için yarı-sınırsız bir kaynak sunuyor. Bulunan elementlerin miktarları küresel ihtiyaç miktarına göre şu şekilde belirtildi:

İtriyum – 780 yıl,
Disprozyum – 730 yıl,
Evropiyum – 620 yıl,
Terbiyum – 420 yıl.

Hazine sandığı Tokyo’nun 1,850 km gübeydoğusunda yer alan Minamitori Adası’nın açıklarında yer alıyor. Bu bölge Japonya’nın özel ekonomik bölgesine giriyor. Kaynakların yegane hakları ise ada halkına ait.

Wall Street Journal’a açıklama yapan araştırmacı Jack Lifton, “Bu Japonya için oyunun kurallarını değiştiren bir gelişme… Bu kaynakları geliştirmek için verilen mücadele çoktan başladı” ifadesini kullandı.

Japonya ile Çin arasında 2014 yılında yaşanan ada krizi sonucunda, Çin değerli minerallerin Japonya’ya nakliyatını durdurmuştu. Japonya bu gelişmenin ardından okyanus açıklarındaki rezervleri aramaya odaklamıştı. Çin, elindeki kozu kullanarak 2010’da ithalat kotalarını azaltmış ancak fiyatları %10 civarında artırmıştı. Dünya Ticaret Örgütü’nün baskılarının ardından, Japonya’ya belli değerli minerallerin ithalatı da tekrar başlamıştı.

Kozmik hazine sandığı

Değerli mineral yataklarına sahip olmak bir ülkenin kalkınması için en önemli faktörlerden birini oluşturuyor. Volkanik faaliyetlerle oluşuyor olmalarına rağmen, en büyük değerli mineral rezervleri Dünya’nın oluşumu öncesindeki süpernova faaliyetlerinden kalma. Tektonik faaliyetler de zaten derinliklerde saklı bu mineralllerin erişilmesini daha da zorlaştırıyor.

Milyonlarca yıl süren çözülmeler sonucunda kayalarda gizli kalan mineraller doğaya yayılıyor. Japonya’yı milyarlarca yıl ötesinden bekleyen kozmik hazine sandığına erişmekten alıkoyan tek durum, kazının bir hayli zor olması.

Araştırma makalesinin yazarlarından Yutaro Takaya, “sürecin çok pahalı olacağını bu yüzden ilk önce minerallere erişmenin daha ucuz bir yolunun keşfedilmesi gerektiğini” belirtti.

Japonya’nın yüzyıllar boyu ekonomik egemenliğe erişmesini sağlayacak minerallere ulaşmasının ardından küresel politik ve ekonomik dengelerin nasıl değişebileceği, akla gelen ilk büyük soru olarak beliriyor.

Araştırma makalesini indirmek isterseniz tıklayın.