Ana sayfa Bilim Ölümsüzlüğün çıkmaz sokağı: Telomer

Ölümsüzlüğün çıkmaz sokağı: Telomer

[Pixabay]
Okuma süresi: 3 dakika

Dinlediğimiz hikayelerden anladığımız kadarıyla insanlık var olduğu müddetçe insan da hep var olmak istemiş. Ab-ı hayat, hayat suyu ya da bengi su kavramını bir düşünün. Hemen her kültürde var bu. Fountain of Youth (Gençlik Pınarı). İçenlere sonsuz bir hayat veriyor. Efsanelerde bu suyun “Zulmet” diye tanımlanan karanlık ve bilinmeyen bir dünyada gizli olduğu söyleniyor.

Belki de insanlık bu karanlığı bilimin ışığı ile aydınlatabilir. Günümüzde en çok ilgi gören/kazandıran sektörlerin başında kozmetik ve ”anti aging” (yaşlanma karşıtı) gelmektedir. Doku esnekliği için hyaluronik asit içeren kremler, doku tamirini dolayısıyla yeni hücrelerin oluşumunu hızlandıran losyonlar vb. ürünler dünya genelinde ticari manada çok büyük bir pazar payına sahiptir. Bu çalışmaları genişletmek istersek özel kliniklerde yapılan kök hücre tedavileri, doku nakillerini sayabiliriz.

Görsel 1. Antı-agıng

Son dönemin en popüler konularından biri ise telomer aktivitesini lehimize çevirerek ölümsüzlüğü bulmak. Peki bu fikir ne kadar gerçekçi bir yaklaşım?

Telomer”, ökaryotik doğrusal kromozomların uçlarında bulunan, herhangi bir gen kodlamayan, özelleşmiş heterokromatin yapılarıdır. Telomer varlığı ile DNA çift zincir kırıklarına karşı koruma sağlamasının yanında ökaryotik telomerleri, kromatin organizasyonu, kromozomların replikasyonu ve hücre çoğalması gibi önemli hücresel görevleri vardır.

Telomerler hakkında yapılan en büyük keşif ise her hücre bölünmesi ile telomer yapısının 50-150 baz çifti azalması oldu. Bu azalmalar sonucu hücreler yaşlanır ve ölüme yaklaşırlar. Çünkü korunmakta olan genetik bilgi tehlikeye girmeye başlar. Bu çalışmaların oluşturduğu yankı bugün bile sürmektedir.

Daha sonraları kök hücreleri inceleyen bilim insanları telomerlerin hiç kısalmadığını ve yaşlanmanın gerçekleşmediğini gözlemlediler. Bu duruma hemen açıklık getiren bilim insanları ”Telomeraz” adı verdikleri bir enzimi duyurdular. Bu enzimin basitçe görevi, telomerin kısalmasını önlemek, bunu ise sürekli telomerin ucuna yeni baz çiftleri ekleyerek yapmaktadır.

Tabii bu keşfedilen enzimi somatik (vücut) hücrelere uygulayarak ölümsüzlüğü bulma fikri herkese oldukça ilgi çekici geliyordu. Daha sonraları yapılan çalışmalar ve denemeler çeşitli farklı sonuçlara yol açtı. İlkin doğada telomeraz aktivitesini kullanan birileri zaten vardı;

KANSER HÜCRELERİ”, kanser hücreleri her ne kadar olmasalar da ölümsüz benzetmesinin yapılması aslında telomeraz aktivitesinden kaynaklanıyordu. Telomer miktarı kanserli hücrelerde daha az olmasına rağmen telomeraz aktivitesi nedeniyle asla azalma gözlenmiyordu. Dolayısıyla kanserli hücrelerin sağ kalımları artmaktaydı.

(Kanser hücresine ölümsüz denmesinin asıl nedeni aşırı derecede hızlı üreyebiliyor olmalarıydı bu sayede ölen kanserli hücreyi asla göremiyordunuz.)

Yapılan çalışmalarda aktif edilen telomeraz aktivitesi yüksek oranda kanserleşme göstermesi nedeniyle çok kez sekteye uğradı. Bu durumun yanı sıra bilim insanları düzgün bir şekilde telomerazı aktif edebilseler dahi, hücre yaşlanmasının DNA kırılmaları, mutasyonlar gibi sebeplerle devam edeceğini dile getirmektedirler.

-Science is Everything-

Kaynaklar
http://www.wikizero.biz/index.php?q=aHR0cHM6Ly90ci53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvSHlhbMO8cm9uaWtfYXNpdA

http://www.wikizero.biz/index.php?q=aHR0cHM6Ly90ci53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvVGVsb21lcg

Görsel 2-3: http://www.wikizero.biz/index.php?q=aHR0cHM6Ly90ci53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvVGVsb21lcg

Gif 1: GİFY