Ana sayfa Bilim Biyoloji İnsan Doğa’daki görevini unutan bir parazit mi?

İnsan Doğa’daki görevini unutan bir parazit mi?

Yellowstone Ulusal Parkı. [Resim 1]
Okuma süresi: 2 dakika

1980’li yılları izleyen dönem içerisinde ABD’nin ulusal parklarından biri olan Yellowstone’da beklenmeyen olaylar gelişti. Kaçak avlanma, kıtlık vb. sebeplerden azalan kurt nüfusunu takiben, geyik ve bizon sayısında büyük bir artış oldu. Yellowstone’daki besin piramidinde meydana gelen bu değişiklik kısa süre içerisinde üreticileri (otçullar) dolayısıyla coğrafi yapıyı ve diğer tüm türleri kökten etkiledi.

Ekologların yaptığı çalışmalar sonucunda 1995 yılının bahar döneminde Yellowstone parkına kurt sürüleri salındı. Öngörülen çalışma ekolojik nişin (doğadaki görev) katkılarıyla düzenin yeniden sağlanmasıydı. Beklenenden hızlı bir iyileşme durumu gözlendi.

İlk olarak geyik sayısında çok hızlı seyreden bir azalmayı takiben, bitki örtüsü 1 yıl içerisinde toplandı. Havzalarda bulunan ağaçlar boylarını 4 kat kadar arttırdı. Bitki örtüsünün iyileşmesi ile çok sayıda ötücü kuş ve ”ekosistem mühendisleri” olarak bilinen kunduzlar ekosisteme dahil oldu. Bu sayede iyileşme süresi katlanarak kısaldı. Dahası geyiklerin davranışları değişti ve kurtlardan daha uzak korunaklı bir hayat yaşamak için, farklı noktalara dağıldılar.

Resim 2.

Son olarak vadilerde meydana gelen bu değişimler hayvanların su ihtiyaçlarına ve nehir akıntısının yönünü kökünden değiştirip bir bölgenin çoğrafyasını önemli ölçüde etkilemiş oldu.

Ekosistemler, biyosfer çatısı altında bulunan en önemli kilit faktörleri meydana getirirler. Tüm canlıların uyum içerisinde besin piramidi içeresinde yaşayabilmesi bu düzenin ancak daim olması ile sağlanabilir.

Şüphesiz her canlının bir ekolojik nişi yani doğada üstlendiği bir görev vardır (istisnalar kaideyi bozmaz). Felsefi düşünürlerin zamanından günümüze kadar insanlar doğanın perspektifinde belli bir noktaya yerleştirilmek istenmiş ve genellikle benlik algısı, becerileri dikkate alınarak hep piramidin en üstünde bulunmuştur. Darwin ve arkadaşları bunun bir egoizm simgesi olduğunu düşünerek, insanın sadece daha gelişmiş (belli açılardan) bir hayvan türü olduğunu gündeme getirmişlerdir.

İnsan Doğa’da Ne İş Yapıyor ?

Resim 3.

Biz Dünyalıyız değil mi? Bu gemi içerisinde kaptanından tutunda tayfasına kadar herkesin bir görevi var. Maalesef bilimsel anlamda tam bir karşılığı olmayan bir soru, çünkü çok karmaşık bir geçmişe sahibiz. Her açıdan karmaşığız. Dönem dönem yiyecek anlayışımızda dahi radikal değişiklikler olmuş, seksüel seçilimin bile devam ettiği düşünülmekte.

Şahsi düşüncem ve bulabildiğim en iyi cevap ise; insanlık koskoca bir parazittir. Yerleşik hayata geçtiğimiz dönemden itibaren dünya’da bir çok değişikliğe sebep olduk, geçtiğimiz günlerde’de DijitalX’de yayınlanan bir makalede Avrupalıların öldürdükleri Amerikan yerlileri sebebiyle iklimin dahi değiştiğine vurgu yapılmış (Bkz; Link). Her geçen gün Dünya’ya farklı bir zarar veriyor ve verdiğimiz zararları düzeltmek yerine evimizi terk edip Mars’a yerleşmenin planlarını yapıyoruz. Bununla kalmayıp milyarlarca dolarla bu çalışmaları fonluyoruz, maalesef dışarıda bir evimiz yok bizi hazır bir biçimde kimse beklemiyor. Harcanan milyar dolarları umarım çok geçmeden dünya ve onun sağlığı için kullanmayı’da planlarlar. Önümüzdeki 100 yılın bir tamamen bir felaket senaryosu olduğunu hatırlamakta fayda var.

Kaynaklar:
Resim 1. https://ourstate.events/events/yellowstone-national-park-mount-rushmore-and-the-wild-west-august-2019-second-trip-added/ Resim 2. http://www.ilgincgercek.com/kurtlar/
Resim 3. https://tr.pinterest.com/pin/397020523399298901/

Önceki makaleNew Horizons uzay aracı Ultima Thule’un en net fotoğraflarını gönderdi
Sonraki makaleKanserin Çözümü ”Kanser Kök Hücresi” Olabilir mi?
Mehmet Emin Köse
Lisans eğitimimi Uludağ Üniversitesinde Biyoloji üzerine tamamladıktan sonra hedeflediğim alan olan kanser çalışmaları ve araştırmalarını yapabileceğim bir yüksek lisans programına kayıt oldum. Şu an İstinye Üniversitesi Moleküler Kanser Araştırma Laboratuvarında yüksek lisans öğrencisi statüsünde AR-GE bölümünde bulunmaktayım. Hücre Kültürü, Protein analizleri ve kanser araştırmaları özel ilgi alanım olması yanında, bilimi küçük yaşlardan itibaren seven biriydim. Bunların yanında yaşayış, sosyoloji, psikoloji, tarih konularına da ilgiliyimdir. 3 yıldır aktif olarak Blog yazarlığı yapmaktayım. 30 Ocak 2019’da ise DijitalX ailesine katıldım ve yazmaya burada devam ediyorum. “Bilim Her şeydir” parolası hayatıma yön vermeye devam ettiği sürece böyle biri olmaya devam edeceğim. -Science is Everything-