Ana sayfa Bilim Biyoloji Nadir (Yetim) Hastalıklar Bölüm 1: Fenilketonüri

Nadir (Yetim) Hastalıklar Bölüm 1: Fenilketonüri

Okuma süresi: 3 dakika

1.Fenilketonüri (PKU)

1.1 PKU nedir?
1.2 Tarihçe
1.3 Tanı/Test
1.4 Türkiye ve PKU
1.5 Semptomlar ve Etkileri
1.6 Tedavi ve İzlenen Yollar

1.1 PKU nedir ?
Fenilketonüri, fenilalanin hidroksilaz enzimi eksikliği nedeniyle, fenilalanin aminoasidinin başka bir amino asit olan tirozine dönüştürülmemesi sonucu oluşan kalıtsal metabolik bir hastalıktır.

Fenilketonürili bireylerde besinlerle alınan ve proteinin yapı taşlarından biri olan fenilalanin, tirozine dönüştürülmediği için, kanda ve dokularda birikir. Bu birikimi takiben fenilalanin geri dönüşümsüz ve devam eden bir beyin hasarına neden olur. Genel olarak yeni doğan tarama testi ile gözlenebilmekte ve erken tanı sayesinde tedavi edilebilmektedir.

1.2 Tarihçe
1934 yılında Norveç’te Dr. Asbjorn Fooling tarafından mental retardasyonu (zeka geriliği) ve anormal idrar kokusu olan iki kız kardeşin idrarında fenilpiruvik asitin çok yüksek olduğunu saptamıştır. Daha sonra Dr. George Jervis Fenilketonürili hastalarda ailesel bir enzimatik bozukluğun fenilalaninin tirozine çevrilmesine engel olduğunu bildirmiştir.

1961 yılında ise Dr. Guthrie tüm yeni doğanlarda uygulanması için bir toplumsal tarama testi geliştirmeye başlamıştır.

1.3 Tanı/Test
Yeni doğan bebeklerinden topuğundan alınan 3-4 damla kan doğrudan filtre kağıtlarına alınmakta, bu örnekler bir süre kurumaya bırakıldıktan sonra laboratuvara gönderilmekte ve geri kalan işlemler burada devam etmektedir. Burada anne ve babanında kalıtsal geçmişleri incelenmektedir.

1.4 Türkiye ve PKU
Dünya koşullarına bakıldığında Türkiye PKU’ya en çok rastlanan ülkeler arasındadır. PKU genel olarak akraba evliliğine bağlı olarak gelişen kalıtsal kaynaklı komplikasyonlar olarak bilinmektedir. Çocuğun hasta olabilmesi için en azından anne ve babanın her ikisininde hastalığı taşıyıcı özellikte olması gerekmektedir.

Taşıyıcı anne ve babadan hasta çocuk olma riski yaklaşık olarak %25’tir. Türkiye’de taşıyıcılık %4 oranındadır. Her yeni doğan 6 bin çocuktan biri fenilketonürilidir. Her geçen yıl 350-400 yeni PKU’lu bebek doğmaktadır. Bu gibi insidansların direkt olarak akraba evliliği ile ilişkili olduğu var sayılmaktadır.

1.5 Semptomlar ve Etkileri
Eğer anne herhangi bir genetik teste tabi tutulmadı ise fenilketonürili olarak doğan bir bebeğin uzun süre hastalığı anlaşılamayabilir. Bu süreç içerisinde, hastalığın seyri ilerleyip kalıcı hasarlara yol açabilmektedir.

Aylar geçtikçe bebeğin çevreye karşı ilgisinin az olduğu, normal bir biçimde gelişiminin devam etmediği gözlenir. Bebek başını tutma, oturma, yürüme gibi becerilerde yaşıtlarından geri kalmaya başlar. Geçen zaman içerisinde tabloya havaleler de eklenebilmektedir. Tedavi edilmeyen bireylerde ise kalıcı zihinsel gerilikler gözlenmektedir. En göze çarpan etkileri olarak zeka geriliği ve gelişimsel bozukluklar gösterilebilir.

1.6 Tedavi ve İzlenen Yollar
Hastalığın en önemli iki kısmı bulunmaktadır; erken tanı ve diyet. Erken tanı ile birlikte doğum öncesi ve sonrası için anne fenilalanin spesifik diyetler ile beslenir. Bu sayede hem doğum hem annenin üreme durumu kontrol altına alınmış olunur. Devam eden süreç içerisinde bebekte bu diyete tabi tutulur. Bu diyete ne kadar erken başlanırsa zeka geriliği görülme olasılığı o kadar azalır.

”Çocukluktaki kan fenilalanin düzeyleri ile IQ arasında güçlü bir ilişki olduğu kabul edilmiştir.”

Fenilketonüri, Fenilalanin hidroksilaz ifade eden Fenilalanin hidroksilaz genindeki mutasyonların neden olduğu otozomal resesif bir bozukluktur. Bu demek oluyor ki; devam eden araştırmalar süresince bu hastalığın tedavisi genetik mühendisliğinin hedefi olacaktır. Mutasyon sayısının ise son güncellemelere göre 500’den fazla olduğu tespit edilmiştir.(Görsel 2)

”Nihai olarak günümüzde sorunsuz şekilde erkenden diyet tedavisi uygulanmış çocuklar sağlıklı bir şekilde yaşamlarına devam edebilme şansı elde edebilmektedirler.”

Maalesef akraba evliliklerinin önüne geçilemediği müddetçe PKU ve benzeri hastalıklar karşımıza çıkmaya, toplumun geleceğini tehdit etmeye devam edecek. Farkındalık yaratabilmek adına herkesin bu konularda eğitilmesi ve bilinç kazandırılması gerekmektedir.

DijitalX’de yayınlanması planlanan ”Nadir (Yetim) Hastalıklar” bölümlerinin tamamının kaynakçası ”Tüm Yönleriyle Nadir Hastalıklar” kitabından derlenecektir. Emeği geçen herkese şükranlarımı sunmaktayım.

-Science is Everything-

Kaynaklar:
İçerik: Tüm Yönleriyle Nadir Hastalıklar ( Nobel Y.)
Görsel 1. https://www.biospace.com/article/-cp8r-synlogic-posts-positive-interim-data-for-synthetic-biotic-pku-treatment/
Görsel 2. https://ghr.nlm.nih.gov/condition/phenylketonuria

Önceki makaleKanserin çözümü ”Kanser Kök Hücresi” olabilir mi?
Sonraki makaleAvrupa’nın yeni Mars keşif aracının ismi belli oldu: Rosalind Franklin
Mehmet Emin Köse
24.05.1995 İstanbul doğumluyum. Bursa Uludağ Üniversitesi Biyoloji bölümü öğrencisiyim. 2016 yılı itibari ile moleküler biyoloji ve genetik çalışmalarına merak salmış, kanser moleküler biyolojisi üzerine okulumun Biyokimya laboratuvarında 2 yıl eğitim/staj görmüş, hücre kültürü, sitotoksisite gibi çalışmalar yapmış ve farklı disiplinleri benimsemiş biriyim. ''CRISPR Genom Modifikasyonları T101'' ve ''Tüm Yönleriyle Nadir Hastalıklar (Nobel Y.)'' gibi yayınlarda yazarlık ve çevirmenlik yapmış bulunmaktayım. Genetik dışında özel ilgi alanlarım ise Evrim, Tarih ve Sosyoloji. Bir yılı aşkın bir süredir internette yazarlık ve sosyal medya danışmanlığı yapıyorum. DijitalX ile şans eseri tanıştım. Sosyal medya stratejisini ve profesyonelliğini beğendiğim DijitalX'in çatısı altında iyi işler başarabileceğimden eminim. Esen kalın...