Ana sayfa Bilim Biyoloji Evrim geçiren virüslere önlem: CRISPR ve yeni nesil antibiyotikler

Evrim geçiren virüslere önlem: CRISPR ve yeni nesil antibiyotikler

Okuma süresi: 2 dakika

Çağımızın en büyük problemlerinden bir tanesi bakteri ve virüslerin, organizmaların içerisinde maruz kaldıkları antibiyotik sayesinde evrimleşerek antibiyotik direnci kazanmaları. Dolayısıyla çok basit rahatsızlıklar dahi çözümü zor ve ölümcül hastalıklar statüsüne ulaşabilmekte, can kayıplarına, yaşam kalitesinin düşmesine sebep olabilmektedirler.

Görsel 1. CRISPR (gene editing)

CRISPR bu sefer farklı bir iş için kullanıldı. Bilinenin aksine CRISPR sadece gen düzenleme işlemi için kullanılmaz. San Francisco California Üniversitesi ve Wisconsin-Madison Üniversitesi işbirliğinde yürütülen araştırmada CRISPRi sistemi ile ”Yeni Nesil Antibiyotik’’ sentezlendi. Araştırmacılar ilk aşamada antibiyotiklerin hangi genleri direkt etki altına aldığını bulacaklar. Bu sayede hedefe daha hassas ilaçlar üretebilmenin önü açılacak.

Wisconsin-Madison’dan eczacılık bilimleri profesörü Jason Peters; ”Yapmamız gereken şey, bu bakterilerin zayıf noktalarını tespit etmek’’ diyor. Peters’ın geliştirdiği ”mobil-CRISPRi’’ adlı yöntem, araştırmacıların geniş aralıkta bir tarama yapmasına imkan tanıyıp, hastalığa yol açan bakteri türlerinin antibiyotikler karşısındaki zayıf noktalarını görmesini sağlıyor.

Bu yöntem sayesinde daha az çalışma yapılmış olan organizmalarda, hedeflenen genlerin protein üretim miktarını azaltılıp, antibiyotiklerin denendiği patojenlerde ilacın yaptığı baskılamayı incelemek mümkün. Dolayısıyla antibiyotiklerin ve diğer ilaçların güçlendirilebilmesi için bir yol haritası çizilebilmekte.

Görsel 3. Antibiyotikler

”Araştırmacının kullandığı CRISPRi : CRISPR yönteminin özel bir formu olup ”i’’ eki interference kelimesinden gelip müdahale etme, engelleme anlamında kullanılmaktadır.”

Bu formda (CRISPRi) DNA’ya direkt etki yoktur. Sadece hedeflenen genlere yapışıp proteinleri engellemekte. Gen ifadesi azalan proteinin miktarı azalmakta, dolayısıyla tedavi için gerekli antibiyotik miktarı da azalmış olacaktır. Bu sayede önce kendi biyotamıza ve sonra doğaya daha az vermiş olabileceğiz.

Bu gelişmeler sayesinde rahatlıkla diyebiliriz ki artık bir çok antibiyotik büyük bir özenle ve başarı ile dizayn edilebilecek. Bir nevi CRISPR süvari gibi her kulvarda derdimize yetişiyor, gerekli eksiklikleri dolduruyor veya alternatifler sağlıyor.

-Science is Everything-

Kaynaklar:
Popular Science