Ana sayfa Bilim Arkeoloji Peru’daki antik kurban verme ritüelinde 140’tan fazla çocuğun kalbi çıkarılmış

Peru’daki antik kurban verme ritüelinde 140’tan fazla çocuğun kalbi çıkarılmış

[Gabriel Prieto]
Okuma süresi: 4 dakika

Peru’nun kuzey kıyılarındaki antik bir kazı alanında toplu kurban verme töreninde öldürüldükleri anlaşılan 140’tan fazla çocuk, 3 yetişkin ve 200 lamaya ait kalıntılar bulundu. Huanchaquito-Las Llamas adlı arkeolojik alanda bulunan kalıntılar, Güney Amerika’da bugüne dek çocukların kurban edildiği en büyük ritüellerden birine işaret ediyor.

Kazılara 2011 yılında başlayan Trujillo Ulusal Üniversitesi’nden Gabriel Prieto, yaptıkları keşfin kendilerini “şoke ettiğini” belirtti: “Peru’da insan kemikleri bulmaya alışkınız ancak bu istisnai keşifte bu kadar çocuk kalıntısı bulmak akıl almaz.”

Kurban edilen çocukların yaşlarının 6-14 arasında değiştiği ve her birinin “iyi planlanmış” vahşet dolu bir günde öldürüldüğü anlaşıldı. Çocukların mumyalanmış gövdeleri başları okyanusa, ayakları ise dağlara bakacak şekilde dikkatle yerleştirilmişti. Çocukların birçoğu, üzerlerine konan bir veya iki lamanın kemikleri altında bulundu.

Erkek ve kız çocuklarından oluşan kurbanların hepsi, göğüs kafeslerine saplanan bıçak darbesiyle öldürülmüştü. Ancak ritüeli gerçekleştirenler bununla yetinmedi. Çocukların göğüs kafeslerinin açıldığı ve kaburgalarının ayrıldığı fark edildi. Bu bulgu, ölümlerinden kısa süre sonra kalplerinin çıkarıldığına işaret ediyor.

PLOS One dergisinde yayımlanan araştırmada yer alan Tulane Üniversitesi’nden John Verano, “Kalplerin çıkarıldığını kanıtlayamayız ancak Maya uygarlığında halen atan kalbi çıkarmanın önemi biliniyor” açıklamasında bulundu.

Amerikaların antik tarım uygarlığı

Radyokarbon tarihleme yöntemi, ritüelin karmaşık bir hiyerarşiye sahip Chimu İmparatorluğu’nun yönettiği 1450 yıllarında yaşandığını gösterdi. 11 ve 15’inci yüzyıllar arasında en güçlü dönemlerini yaşayan imparatorluk, modern günümüzdeki Peru’dan Ekvador’un güneyindeki Lima’ya kadar kıyı boyunca uzanan yaklaşık 900 kilometrelik bir alana yayılmıştı.

Gelişmiş bir tarım uygarlığı olan Chimu’nun başkenti Chan Chan, su kanalları ile beslenen tarım arazileriyle dönemin Amerika kıtalarındaki en büyük şehirlerinden biriydi. Chan Chan’dan birkaç km mesafede yer alan Huanchaquito-Las Llamas kazı alanı, 2011 yılında yol inşaatları esnasında ortaya çıkan insan kalıntıları sayesinde keşfedilmişti.

Peru hükümetinin koruma altına aldığı alan, National Geographic Society tarafından yapılan bağışlar ile 2014-2016 yılları arasında kazılara sahne oldu. Yapılan ilk kazıda, Prieto ve ekibi 43 çocuk ve 73 lamaya ait kalıntılar çıkarmıştı.

Bilinen toplu mezarlardan farklı

Çocuk kurbanlar, Chimu kültürü gereği yan duracak şekilde gömülmüştü. Hiçbirinde deniz kabuklarından yapılma kolyeler yoktu ve mezarlarında seramik eşya bulunmuyordu.

Çocukların bazılarının yüzünde zencefilden hazırlanan boya ve başlarında ritüel için hazırlanan giysilerden bulundu. Verano, elde edilen bulguların “sıradışı bir gömme işlemine işaret ettiğini” söyledi. Çocuk kurbanların yanı sıra lamaların birçoğunun göğüs kemiğindeki (sternum) kesik ise çok belirgindi.

Chimu İmparatorluğu’nun toplu ölümlerin gerçekleştiği ritüeller düzenlediği geçmişte biliniyordu. Arkeologların 1970’lerde Chan Chan’da ortaya çıkardığı mezarlarda, ölen krala eşlik etmesi için kurban edilmiş yüzlerce genç kadının iskeleti bulunmuştu. Aynı zamanda 1300 yılları civarında Chimu savaşçıları tarafından gömüldükleri anlaşılan, aralarında çocuk, yetişkin ve yaşlı erkeklerin yer aldığı 200 kurbanın iskeletleri bulunmuştu.

A map shows the location of Huanchaquito-Las Llamas and the ancient Chimu capital city Chan Chan.
[Gabriel Prieto]

Toplu kurban ritüelinin sebebi neydi?

Çocuk kalplerinin söküldüğü bir ritüel ise Chimu tarihine ait yeni bir keşif. Antropologlar Chimu İmparatorluğu’nun inanç sistemi hakkında çok fazla bilgiye sahip değil. Sanatlarının daha çok sembolik olması, dinlerine ait hiçbir yazılı eser kalmamasının temel sebebi olarak görülüyor. Bugüne dek bulunan birkaç duvar kilimi de çocukların değil savaş esirlerinin idamını tasvir ediyor.

Araştırmaya imza atan antropologlar, çocukların kurban edildiği ritüelin sırrının defin alanında yattığını söylüyor. Dikkat çeken bulgu, çocuklar ile lamaların kum üzerinde yer alan kalın bir çamur tabakasının içine gömülmüş olması. Bu da ritüelin bölgede erozyona neden olan yoğun yağışların ardından yapıldığına işaret ediyor. Muhtemelen, benzeri görülmemiş ritüel tarım uygarlığının selleri durdurmak için yaptığı bir girişimdi.

Normalde Peru’nun kuzey kıyıları kurak ve ıssız olsa da, El Nino nedeniyle gıda kaynakları çok büyük zarar gören Chimu medeniyeti sorunu tanrılara adak vererek çözmeye karar vermiş olabilir. Prieto’nun yorumu şu şekilde:

“Yoğun yağışlar Chimu’nun ekonomisini ve politik yapısını yok etme derecesine gelmiş olabilir… Bu ritüelin gerçek sebebini belki hiç bilmeyeceğiz ama anladığımız şu ki, en büyük sorunlarını çözmek için sahip oldukları en değerli şeyi kullandılar; çocuklarını.”

Araştırmada yer almayan Geoger Mason Üniversitesi’nden Haagen Klaus ise bu hipotezi savundu: “Peru’nun kuzey kıyısında yağış demek dünyanın tersine dönmesi demek. İnsanların evlerini terk etmesine ve ekonomik sistemin mahvolmasına neden olan bir durum.” Klaus, bu tür ritüellerin doğa olaylarıyla başa çıkmak için onları kontrol ettiğine inanılan güçlere adak vermeyi amaçladığını ifade etti. Klaus şu açıklamayı yaptı:

“Bu toplumlarda atalar suyu kontrol ededi ve su bu bölgeler için her şeydi… Sunulan adaklar, dünyayı tekrar eski düzenine sokacak güç olarak görülen ataları memnun etmeyi amaçlıyordu.”

The remnants of a cotton headdress can still be seen on the skull of a sacrificial victim at Huanchaquito-Las Llamas in Peru.
Kurbanlardan birine ait kafatası. [Gabriel Prieto]

Sadece üç yetişkin kurban edildi

Araştırmalar, kurban edilen çocukların her birinin öldürüldüklerinde sağlıklı olduğunu gösterdi. Her biri, Chimu İmparatorluğu’nun farklı coğrafya ve etnik komünitelerinden geliyordu.

Prieto, Aztekler gibi çocuk kurban ettiği bilinen diğer uygarlıklardan yola çıkarak çocukların ölümlerine giden son birkaç ayda özel muamele görmüş olabileceklerini ifade etti. Meksika’da var olmuş uygarlıklarda çocuk kurbanların en az 6 ay hazırlıktan geçiği, bu süre zarfında özel yemekler yediği ve ritüel için provalardan geçirildikleri biliniyor.

Prieto, kazı alanında bulunan aynı kaderi paylamış üç yetişkinin de “çocuklara öteki tarafta eşlik etmeleri için seçilmiş olabileceklerini” ifade etti. İki kadın ve bir erkekten oluşan yetişkinler, kaburgaları açılmadan ve kapleri çıkarılmadan öldürülmüştü. Kadınlardan birinin kafasının arkasına, diğerinin de ön tarafına aldığı sert darbe ile öldüğü düşünülüyor. Erkeğin ise kaburgalarının kırık olduğu ancak bunun ölümünden sonra gerçekleşmiş olabileceği ifade edildi.

Prieto, araştırma makalesinde bu düşünceye yer vermeseler de yetişkinlerin çocuklara “bakıcılık yapması için” seçildiğini düşündüğünü söyledi: “Eğer onlar gidecekse, siz de gideceksiniz.”

Araştırmacılar kemikler üzerinde yapılacak yeni analizlerde çocukların geldikleri coğrafyalar ve ölmeden önce geçirdikleri süreç hakkında daha fazla bilgi toplamaya çalışacak. Bu esnada, Pampa La Cruz adlı başka bir antik alanda kazılar yapan Prieto ve ekibi şu ana kadar 132 çocuk ve 250 lama buldu. Kısaca, çocukların topluca öldürüldüğü ritüellerin sadece bir kez yaşanmadığını biliyoruz.

Antik uygarlıkların çökmesine neden olan sebepler arasında çocuk kurban etmenin önemi muhtemelen henüz anlaşılamadı…