Ana sayfa Bilim Beyin&Zihin Birçoğumuzun Hayali: Sonsuza Kadar Yaşayabilecek Miyiz?

Birçoğumuzun Hayali: Sonsuza Kadar Yaşayabilecek Miyiz?

Okuma süresi: 4 dakika

Şüphesiz her insanın ölümsüzlük gibi bir hayali olmuştur. Yüz yıllardır simyacılardan tutunda bugün ki araştırmacılara kadar ölümsüzlüğü keşfetmeye onu anlamaya çalıştık. Teorikte bazı bilgilere eriştik, örneğin son dönemin popüler ve bir o kadarda yanlış anlaşılan konusu Telomerler (İlgili yazı linkte), telomerleri takiben ise kriyojenik dondurma ve beynin bilgisayar tabanına aktarımı gibi yöntemler üzerinde çalışmalar sürmekte.

Peki bu yöntemler ne kadar başarılı? Aslında böyle bir soruyu sormak olanaksız, maalesef bu konularla ilgili deneyler, çalışmalar kısıtlı ve yetersiz.

Görsel 1. Dondurma İşleminin yapıldığı tanklar

Doğanın yapabildiği, bizim yapamadığımız…

Kriyojenik dondurma yönteminin prensibi oldukça basit, ölümcül hastalığı olan bir kişi veya gayet sağlıklı ancak gelecekte herhangi bir gün yaşamına devam etmek isteyen biri ilgili şirkete oldukça yüklü bir mebla ödüyor ve çeşitli belgeler imzalıyor. Bu şirket bir tedaviyi veya ölümsüzlüğü garanti edemiyor ancak sizi hastalığınızla alakalı bir tedavi keşfi olduğunda veya istediğiniz tarihte uyandırmak üzere sıvı azot (-200/-270 derece) tanklarına yerleştirip uyku moduna sokuyorlar. Dolayısıyla zamanı geldiğinde bu kişilerin uyandırılma garantisi var.

Görsel 2. Rana sylvatica (Ağaç Kurbağsı)

Doğada zaten bu tarz şeyler gözlenmekte örneğin Ağaç kurbağası (Rana sylvatica) kış mevsimi geldiğinde kendini güvenli bir yerde donmaya alır. Bunu yaparken aynı zamanda kanında antifiriz benzeri kanın tam anlamıyla donmasına engel olacak çeşitli proteinlerle destekler. Dolayısıyla bahar geldiğinde buzları çözülür ve çayırlarda tekrardan gezinmeye devam edebilir. Hayvanlar aleminde bu duruma alışkınız ancak insanlar söz konusu oluduğunda bazı sorunlar göze çarpmakta, hücrelerin liyofilizasyon işlemine geçmesi ile kristal yapısı oluşturması daha sonraları hücre ve dokularda hasarlara sebep olmaktadır. Dondurma işleminin doku tahriplerine sebep olmaması için çeşitli çalışmalar ve ekstratlar geliştirilmeye çalışıyor ancak ilerlemeler oldukça zayıf seyrediyor. Buna rağmen son günlerde ingiltere’de kanser hastası 14 yaşındaki kız, aile izni olmadan donduruldu. Ayrıca ağaç kurbağsında özel hafıza hücreleri tüm dokuların donmadan önce yaptıkları görevleri ve anıları saklarken insanlarda böyle bir durum söz konusu değil. Bu sürecin ağaç kurbağlarında bu şekilde gerçekleşmesinin yegane sebebi tabii ‘’evrim’’dir.

Bilgisayarlar zihin için yeni bir ev olacak mı?

Böyle bir evrimin çevresel ihtiyaçlar doğrultusunda yüz yıllar içerisinde oluştuğunu farz edersek, insan için böyle bir evrim yolunun pek olası olmadığını kolaylıkla görebiliriz. Bu tarz olumsuzluklara rağmen dondurulmayı kabul eden ve işleme tabii tutulan insanların sayısı gün geçtikçe artıyor.

Görsel 3. Transcendence (Evrim) filmi

Diğer bir yöntem ise beynin, dolayısıyla zihnin bilgisayar ortamına aktarılması. Bu konu hakkında çekilmiş fütüristik bir çok film bulunmakla birlikte içlerinden en iyisi Amerikalı aktör Johnny Depp’ in başrölü olduğu Transcendence’’ (Evrim) filmiydi. Film hakkında detay vermiyor izlemenizi tavsiye ediyorum. Stephan Hawking için gündeme gelmesiyle oldukça popülerleşen bu konu, silikon vadisi şirketlerinin de gözlerini diktiği bir alan. Bu alan hakkında da oldukça kısıtlı realistik çalışma olmasına rağmen daha çok rağbet gördüğü söylenebilir. Prensibi hakkında farklı açıklamalar olsa da temel olarak, ilk adım biyolojik ölümün gerçekleşmesi, dolayında kısa bir süre içerisinde beynin çıkarılıp özel elektrotlar ve sıvılar yardımıyla gerekli bilgisiyarlar içerisine entegre edilmesine dayanıyor.

“Brain Backups: Beyninizi kopyalayarak üstün zekaya erişebileceksiniz”

Son günlerde çıkan bir habere göre silikon vadisinin genç milyarderlerinden Sam Altman  beynini bilgisayar ortamına aktarmaya kararlı. Nectome adlı şirket bu yöntemi kullanmaya en yakın kuruluşlardan biri. Şirket oldukça cüzzi bir tutar karşılığı kişiyi bu işleme tabii tutabileceklerini dile getiriyor. Sam’de şirketin bekleme listesine 10 bin dolar vererek 24. sıradan dahil oldu.

“Neuralink insan beynine implant yerleştirip insanları sayborga çevirecek”

”10.000$ veriyorsunuz, sizi öldürüyorlar ve beyninizi bilgisayara aktarıyorlar.”

Şirket domuzlar üzerinde yaptığı çalışmalar ile yakın zamanda adından söz ettirmişti. Klon domuz beynini bilgisayar ortamına aktarabilmeyi başarmış, bu sayede güven oyunu ve 80 bin dolarlık bir ödülün sahibi olmuştu. Sam’e uygulanacak ilk işlem kimyasal yöntemle biyolojik hayatına son vermek olacak, bunun için şirket federal destekte aldığını belirtiyor. Tabii şu an bu çalışmalarda bir ilerleme yok, insanlı klinik çalışmalar henüz başlamış değil. Ancak yakın zamanda tüm bu anlatılanların mümkün olabileceğini dile getiriyorlar.

Benim düşüncem ise bu işin o kadar kolay olmadığı, aslında imkansız olduğunu düşünüyorum. Canlılığın temeli beyin değil, organizmadır. Beyni beyin yapan ise o organizmanın bütünüdür. Beynin fonksiyonlarını bilgisayar ortamına kopyalabiliriz. Ancak o bilgisayar asla Sam olamayacak veya beyni aktarılan kişi. Hafıza problemini bugün yaşayan bir canlıda dahi çözemiyorken onu bir hard diske kopyalamak çok uçuk bir fikir. İnsanlığın daha önemli problemleri var. Maalesef genel olarak kafamız çok karışık nereye gideceğimizi bilmiyoruz.

Bilimle kalın.

-Science is Everything-

Kaynaklar:

1-http://www.milliyet.com.tr/Milyarder-girisimci-beynini-bilgisayara-aktarmak-icin-kendisini-oldurecek-molatik-7283/  (Sam Altman)

2- https://popsci.com.tr/kriyojenik-olarak-dondurulmus-bir-insan-hayata-geri-donebilecek-mi/ (Kriyojenik dondurma)