Ana sayfa Bilim 99 yıllık ömrü boyunca organları vücudunun yanlış yerindeydi

99 yıllık ömrü boyunca organları vücudunun yanlış yerindeydi

Rose Marie Bentley. [Bentley ailesinin izni ile paylaşılan fotoğraf]
Okuma süresi: 2 dakika

99 yaşında hayata gözlerini yuman Rose Marie Bentley’in ömrü boyunca organlarını vücudunun yanlış yerinde taşıdığı ve bunu ölene dek fark etmediği ortaya çıktı.

ABD’nin Oregon eyaletinde küçük bir kasabada yaşayan Rose Marie Bentley, eşi ile birlikte dükkan işletiyor, kilise korosunda şarkı söylüyor ve boş zamanlarında bahçesiyle uğraşıyordu. Dışarıdan bakıldığında son derece huzurlu ve normal bir hayatı olan Bentley’in, ölümünden sonra çok nadir rastlanan bir tıbbi anormallik ile yaşadığı anlaşıldı.

Vücudunu Oregon Sağlık ve Bilim Üniversitesi’ne bağışlayan Bentley’in üzerinde otopsi yapan tıp öğrencileri, 99 yaşında ölen kadının tüm hayatını “levokardili situs inversus” olarak yaşadığını ortaya çıkardı. Bu rahatsızlık, karaciğer, miğde ve karın kısmında yer alan diğer organların sağ değil solda konumlanmasına neden oluyor. Bentley’in sadece kalbi sol taraftaki yerini korumuştu. Nihayetinde, kalbi dışında iç organları normal ir insanınkinin aynada yansıması gibi yerleşmişti.

Son derece nadir görülen duruma ABD’de yaklaşık her 22,000 doğumda bir rastlanıyor. Bu da ABD nüfusunun yüzde 0,0045’ine denk geliyor. İşin kötüsü, bu rahatsızlıkla doğan bebeklerin birçoğu yetişkinliği göremiyor. Bentley üzerinde yapılan araştırmada yer alan makroskopik anatomi uzmanı Cam Walker, yaşamı doğrudan tehdit eden bu rahatsızlıkla hayatta kalma olasılığının 50 milyonda bir olduğunu belirtti. Bentley’in hayatta kalması, organ simetrisinin çok iyi korunmasından kaynaklanmış olabilir. Tıbbi kayıtlar ise Bentley gibi hayatta kalmayı başarmış sadece iki kişiyi belirtirken, her ikisi de 70’li yaşlarında hayatını kaybetmiş. Kısaca, Bentley benzersiz bir vaka olabilir.

Ömrü boyunca fark etmedi

Bentley’in levokardinin yanı sıra “hiatal hernia” adı verilen bir rahatsızlığı daha olduğu anlaşıldı. Bu da miğdenin bir kısmının diyafram boyunca çıkıntı yapması anlamına geliyor. Dahası, superior vena cava (kafa ve vücudun üst kısmından gelen kanı sağ kulakçığa ileten damar) sendromu olduğu anlaşıldı. SVC, normalinden çok daha uzundu. Söz konusu damar, Bentley’in sadece kafa, boyun ve üst kaburgalarından değil, aynı zamanda göğüs kafesi ve karın boşluğundan da kirli kanı topluyordu. Aynı zamanda, üç karaciğer damarı kendine has fonksiyona sahipti: İlk önce alt vena cavadan geçmek yerine direkt kalbin sağ kulakçığına kanı aktarıyorlardı.

Tüm bu anormalliklere rağmen Bentlet eklem iltihaplanması dışında ciddi bir rahatsızlık yaşamadı. Ömrü boyunca üç organı alınan kadının apandis ameliyatında yanlış yerde olduğu not edilmişti. Ancak durumun gerçek boyutu fark edilmemişti.

Annesinin durumdan haberdar olmadığını ifade eden Louise Allee, “Eğer bilseydi çok havalı gelirdi… Göreceği ilgi hoşuna giderdi. Böyle bir şeyi öğretebileceğini düşününce yüzü kızarırdı. Farklı olduğunu ve bu şekilde hayatta kalmayı başardığı bilmek ona büyük bir gülümseme verirdi” ifadesini kullandı.

99 yıl huzur içinde yaşayan Bentley hakkındaki sıradışı araştırma Experimental Biology dergisinde yayımlandı. Her ne kadar ne kadar özel olduğunu öğrenemese de, vücudunu bağışlayarak ölümünden sonra tıbbın en nadir vakalarından biri olmayı başardı.

Nur içinde yatsın.

Rose Marie Bentley (Bentley ailesinin müsaadesi ile paylaşılan fotoğraf)