Ana sayfa Teknoloji “Bir simülasyonun içinde yaşıyor olma ihtimalimiz çok mümkün”

“Bir simülasyonun içinde yaşıyor olma ihtimalimiz çok mümkün”

[Movie Clips/YouTube]
Okuma süresi: 3 dakika

Fiziksel yaşamımız bir yanılsama olabilir mi? Gerçekte bir bilgisayar simülasyonunun içinde yaşıyor olabilir miyiz?

Bilim kurgu klasiği Matrix senaryosu gibi dursada, bilim çevrelerinde ciddi olarak tartışılan bir konudan bahsediyoruz.

Yaşadığımız üç boyutlu dünyanın aslında daha zeki varlıklar tarafından yaratılmış bir simülasyon olabileceği ihtimali sıklıkla dile getiriliyor.
MIT (Massachusetts Teknoloji Enstitüsü)‘de bilgisayar bilimcisi ve aynı zamanda da oyun geliştiricisi olan Rizwan Virk, “Simülasyon Hipotezi” (The Simulation Hypothesis) adlı yeni kitabında bu konuyu tartışıyor.

Rizwan Virk Digital Trends’e verdiği röportajda “Bir simülasyonda yaşıyor olma ihtimalimiz, gerçek bir dünyada yaşıyor olmamamızdan daha yüksek diyor ve ekliyor:

Yüzde 50 ila 100 arası bir ihtimalle bir simülasyonun içindeyiz.”

Prof. Dr. Cem Say: Bir simülasyonun içinde yaşıyor olabileceğimiz ihtimali gerçek dışı değil

Matrix gerçek olabilir mi?

Rizwan Virk simülasyon hipotezini iki temel versiyon üstünden anlatıyor. En temel haliyle biz, yaşadığımız dünya ve hatta tüm evren oldukça karmaşık, çok oyunculu, online bir rol yapma oyunu (Dünyaca ünlü “The Sims” oyunu gibi düşünebiliriz.)

İlk versiyonda hepimiz birer yapay zeka ürünüyüz ve birinin bilgisayarı içinde yaşıyoruz.

Diğer versiyonda ise tıpkı Matrix’teki gibi simülasyonun dışında da varlığımız ve bilincimiz olan bir oyun karakteriyiz. Ama belkide Matrix’te olduğu gibi kablolarla bağlı olduğumuz bir bilgisayarın sanal dünyasının içinde hapis durumdayız.

Rizwan Virk’e göre bu simülasyonu her kim yarattıysa, önümüze farklı seçenekler sunarak; bir uygarlık olarak nereye varacağımızı anlamaya çalışıyor olabilir. Nükleer silahlarla kendimizi yok edecek miyiz? En sonunda kendi simülasyonumuzun sonunu mu getireceğiz?

Peki simülasyon konusu şimdi neden bu kadar gündemde?
Rizwan Virk’in bu soruya cevabı video oyun teknolojisinin ulaştığı yüksek seviye. Bilgisayarların gücünün geldiği seviye sayesinde üç boyutlu objeleri sanal ortamda yaratmak, milyonlarca oyuncuyu gerçek zamanlı aynı ortamda buluşturmak artık mümkün.

Elon Musk: Zihinlerimiz gelişmiş bir medeniyetin simülasyonuna ait

Bugün henüz başlangıç seviyesinde olan sanal gerçeklik teknolojisi de, yakın gelecekte gerçek dünyayla yapayını ayırt edemeyeceğimiz bir noktaya ulaşabilir.

Simülasyon hipotezinin fazlasıyla ciddiye alınmasının bir sebebi de Oxford Üniversitesi’den Prof. Nick Bostrom‘un 2003 yılında yazdığı “Bir Simülasyonda Yaşıyor Olabilir miyiz?” başlıklı makalesi. Bostrom makalesinde istatistiksel veriler üzerinden bir analiz yapıyor.

Farz edin insanlık oldukça gerçekçi simülasyonlar yaratacak bir seviyeye geldi. Daha fazla bilgisayar gücü daha fazla server, daha hızlı yaratılan simülasyonlar demek. Her serverda belki milyarlarca, trilyonlarca farklı simülasyon.

Böyle bir noktada simülasyonda var olan yaşam sayısı, biyolojik olarak var olandan çok daha fazla olacaktır. Bu da bizim de birer simülasyon varlığı olma ihtimalimizi oldukça yükseltiyor.

Tüm bu ihtimallerin gerçek olup olmadığını anlamak için Morpheus’ın karşımıza çıkıp kırmızı ya da mavi hapı seçmemizi sormasını mı bekleyeceğiz bilemiyorum.

Ama bu uçuk gözüken fikri gerçekçi bulan, Elon Musk gibi, pek çok insan var. Kısa süre önce bu konuda, dünyaca ünlü teknoloji etkinliği South By Southwest’te (SXSW) konuşan ünlü hacker George Hotz’un düşüncelerini de sizlerle paylaşmıştık.

Artık gerisi size kalmış.

The Matrix’in en çok akılda kalan 12 sahnesi

Bu yazının orijinali Gelecek Şimdi sayfasında Ozan Onat imzası ile yayınlanmıştır.