Ana sayfa Bilim Mevsim Geçişlerinin İnsan Psikolojisine Etkisi

Mevsim Geçişlerinin İnsan Psikolojisine Etkisi

[Jeremy Thomas/Unsplash]
Okuma süresi: 2 dakika

Ünlü şair Atilla İlhan Adım Sonbahar isimli şiirinde şöyle der:

Nasıl iş bu?
Her yanına çiçek yağmış,
Erik ağacının.
Işık içinde yüzüyor,
Neresinden baksan
Gözlerin kamaşır.

Oysa ben akşam olmuşum,
Yapraklarım dökülüyor.
Usul usul….
Adım sonbahar.

Mevsimlerin insan ruh hali üzerine etkilerini anlatan pek çok şiir bulunmakla beraber, ruh halini mevsime benzeten böylesi şiirler de mevcut. Peki mevsimler, özellikle de mevsim değişimleri insanlar üzerinde ne gibi değişimler yaratıyor?

Mevsim değişikliği gezegenimizde yaşayan tüm canlılar üzerinde hem zihinsel hem de fiziksel değişiklikler oluşturuyor. Güneş ışığı ile birlikte her şey adeta yeniden canlanıyor ve doğuyor. Işık görmeyen bitki ise canlılığını yitiriyor. Fiziksel olarak güneş ile doğadaki her canlı diriliyor.

İlkbahar ile doğanın uyanışını gözleriz. Çiçekler açar, ağaçlar yeşerir, günler uzar geceler kısalır. Oysa sonbahar ve kış aylarında ilkbaharın getirdiği ümitler ve heyecan bir anda kendini umutsuzluğa ve karamsarlığa bırakır, sararan ve dökülen yaprakların altına hapsolur. Şunu da unutmamak gerek, sonbahar her ne kadar yok oluşu anımsatsa da bir taraftan doğanın kendini yenilemesi de yine bu mevsimde olur. Bizlerin hayata nasıl baktığı daha önemli oluyor bu noktada.

Bahar ile planlarınızı harekete geçirmek en iyisi

Uzmanlara göre bahar aylarında havadaki elektrik yükü artıyor. Pozitif ve negatif yüklü iyonların artması insanlarda olumlu olumsuz etkiler oluşturabilir.Pozitif iyonlar insanları daha zinde hissettirirken, negatif iyonların artmasıyla birlikte insanlar kendilerini daha yorgun ve halsiz hissederler. Ayrıca bahar aylarında vücudumuz daha aktif olmamızı sağlayacak hormonlar üretmesine karşın eğer kişide vitamin eksiklikleri, beslenme bozuklukları varsa vücudumuz buna aynı uyumu gösteremez ve yorgunluk hissi artar. Buna da bahar yorgunluğu diyoruz.

Baharla birlikte artan neşeli ve enerjik tavırların sebeplerinden biri de yine hormonlar. Konuya bilimsel açıdan bakıldığında serotonin adı verilen mutluluk hormonu, azalan güneş ışığına bağlı olarak azalırken melatonin denilen uyku hormonu artar. Ayrıca yapılan araştırmalara göre kapalı havaların daha fazla görüldüğü iklimlerde seretoninde yaşanan düşüşle mutsuzluk ve suç oranı arttığı saptanmaktadır. Sıcak iklimlerde yaşayan kişilerde ise daha cana yakın, mutlu bir kişilik yapısına bürünürler.

Kadınlar da mevsim değişimlerine daha duyarlı

Yapılan araştırmalar, bu değişimlere kadınların daha duyarlı olduğu gösteriyor. Araştırmalara göre kadınlar yazın kendilerini daha iyi hissederken, kışın daha kötü hissederler. Kadınlar sosyalleşme ihtiyaçlarını ise yaz aylarında daha çok karşılarlar. Hormonal açıdan düşünürsek dişilik hormonları olan östrojen ve progesteron dalgalanmaları günlük biyoritmleri etkileyebilir.

Ayrıca mevsimsel değişiklikler sonucu insan alıştığı düzenden farklı bir düzene geçmesine sebep olur ve aynı zamanda uyum sağlamakta güçlük çekerler. Özellikle ilkbahar ve yaz mevsiminin getirdiği rahatlıklar ve dışarıda fazla geçirilen zamanlar,tatiller yerini bir anda evde oturmalara bırakır. Beslenme alışkanlıkları değişir. Soğuk havalarda insan daha fazla enerji sağlamak için besin alma ihtiyacı hisseder. Bu yüzden daha çok karbonhidratlı ve tatlı yiyecekler tercih ederler. Üstüne hareketsizlik eklenince kilo alımı ile insanlar daha da isteksizleşirler. Bu isteksizlikler hedefsizlikleri ve beraberinde hayattan zevk alamamayı yaratır.

Ez cümle öyle ya da böyle her mevsim değişik güzellikler sunar insana… Yeter ki bu güzelliklerden yararlanmasını bilelim.