Ana sayfa Bilim Beyin&Zihin Uyuşturucu Gerçeği: Extasy – Meth – LSD ve Daha Fazlası

Uyuşturucu Gerçeği: Extasy – Meth – LSD ve Daha Fazlası

Okuma süresi: 5 dakika

Uyuşturucu her geçen yıl daha fazla ölüme ve ekonomik zarara neden oluyor. Maalesef tedavi ve eğitimler bu sonsuz kötülüğün önünü kesmiyor. Uyuşturucu piyasası hala dünyada ekonominin can damarını oluşturmaktadır. Devletler her ne kadar bu alan için önlemler alsa da paranın olduğu yerde alacağınız hiçbir önlem işe yaramıyor. Mutlu Çelik imzalı “Uyuşturucu” kitabından alınan verilerin kullanıldığı bu yazıda, başlıca üç tip uyuşturucu incelenecektir.

Dünya Genelinde Uyuşturucu

  • 40.556.956.144 $ 2018’de uyuşturucuya harcanan para miktarı.
  • Her 6 uyuşturucu bağımlısından sadece biri tedavi oluyor.
  • Verilere göre, yetişkin nüfusun yaklaşık yüzde 5’i, bir başka deyişle 15-64 yaşları arasında yaklaşık 250 milyon kişinin 2014 yılında en az bir uyuşturucu madde kullandığı bilinmektedir.
  • En yaygın olarak kullanılan uyuşturucu esrardır. Esrar bağımlılığı 2017 verilerine göre dünya genelinde 183 milyona ulaştı.
  • Uyuşturucunun cinsiyete göre dağılımında erkekler önde ve erkek bireylerin çoğunluğu kokain-esrar bağımlısı iken, kadınlarda bu durumun yerini sakinleştirici tıbbi ilaçlar almış durumda.
  • Uyuşturucu sebebiyle dünyada her yıl 200 bin kişi hayatını kaybetmektedir.

Uyuşturucu Çeşitleri

Fantastik etki ve Derecelerine göre 3 tip uyuşturucu ele alınacaktır; Extasy, Metamfetamin ve LSD

EXTACY

  • Kolay bulunabilmesi ve yarattığı bir çok farklı etki ile en çok tercih edilen uyuşturucular sırasında 4. olarak yer almaktadır.
  • Extacy (veya ekstazi) sentetik bir uyuşturucudur. Sentetik denmesinin sebebi; Extacy aslında ilk olarak 1912 yılında “çeçe sineği” ve buna benzer böcekler soktuğunda, hastaları uyku ve halsizlik durumundan kurtarmak amacıyla üretilmiştir. Uzun yıllar sağlık sektöründe kullanılmış ancak daha sonra bağımlılık etkisi keşfedildiğinde ise ilaç sınıfından uyuşturucu sınıfına alınmıştır. Satışı ve imalatı yasaklanmıştır.
  • 20’nin üzerinde farklı çeşidi bulunmaktadır.
Görsel 1. Extacy’nin Çeşitli Formları
  • Vücuda alındığı ilk 20 dakika içerisinde etkisini göstermeye başlar. 60. dakikada ise extacy etkilerini zirveye taşır. Bu etkiler 4-6 saat sürmektedir.
  •  Beden ısısını normalin üzerine çıkarır (42°C), beyin travma riski artarken, havale ve beyin zarı iltihaplanma riskleri de aynı oranda artış gösterir.
  • Kan basıncı ve nabız yükselir. Kısmi körlük riski artış gösterir.
  •  Başlangıcında kullanan kişi kendini umarsız, mutlu ve beden gücü olarak normalden daha güçlü hisseder. 
  • Kullanan kişi kendisini her zamankinden daha cesaretli hisseder.
  • Sinir sistemini baskılaması sonucunda vücudun aşırı terlemesine ve sıvı kaybının hissedilmemesine yol açmakta. Bu durum üriner sistemin zorlanmasına yol açabileceği gibi böbrek fonksiyonlarını önemli ölçüde olumsuz etkiler.
  • Doğrudan beyin hücrelerini baskıladığı için, kullanan kişileri psikolojik olarak bağımlı hale getirmektedir.
Görsel 2. Extacy’nin Moleküler Formülü
  • Extacy çeşitleri içerisinde biri var ki oldukça önemli ve tehlikeli özelliklere sahip. Extacy’ye mutluluk hapı denmesinin sebebi İsrailli bir kimyager tarafından sentezlenen ‘’İsrail Yıldızı’’ türündeki uyuşturucudur.
  • Uyuşturucuların genel hedefi organizmanın sinir sistemi ve hormonal dengesidir. İsrail yıldızının hedefi ise direkt ‘’seratonin’’ adı verilen ve beyinden salgılanan bir tür nörotransmitter maddedir. (Aslında genel extasy etkisi sayılabilir)
  • Normal şartlar altında hiçbir etken olmadan vücudumuzdan belli bir miktar seratonin hormonu zaten salgılanmaktadır. Serotonin (5-HT ya da 5-hidroksitriptamin), serotonin insana mutluluk, canlılık ve zindelik hissi veren bir  nörotransmitterdir. Eksikliğinde depresif, yorgun, sıkılgan bir ruh hali görülür. Çikolata yediğimizde veya bizi mutlu edecek bir olayla karşılaştığımızda serotonin miktarı artar. Üzüldüğümüzde veya patolojik durumlarda azalabilir.
  • İsrail yıldızının yaptığı etki ise şöyle; vücudunuzun depo ettiği ve uygun zamanda salgılamayı beklediği serotonin hormonunun tamamının vücuda bir anda verilmesini sağlamaktadır. Bu kişide aşırı bir mutluluk patlaması yaşatmaktadır. Enerjik, cesaretli ve çok hareketli olmalarını sağlar.  Ancak maddenin etkisi geçtiğinde kişi tükenmişlik haline giriyor. Enerji ve mutluluktan eser kalmıyor. Ve ilk kullanımdan sonra birey bir daha eskisi gibi asla mutlu olamıyor. Çünkü mutlu olmak için artık Extacye ihtiyacı olduğunu düşünmeye başlıyor.
  • Diğer bir önemli etkisi tükenmişlik hissiyatını takiben depresyona sebebiyet verebiliyor. Devamlı kullanımda beyin, karaciğer, böbrek gibi vücudun temel organlarında geri dönüşü olmayan hasarlara sebebiyet veriyor.

METAMFETAMİN

  • Metamfetamin (kristal meth), yapısal olarak amfetamine benzeyen, halüsinasyona neden olan uyarıcı nitelikli sentetik bir maddedir.
  • Metamfetamin, yani sık kullanılan adıyla “meth”, efedrin molekülü hidrojenize edilerek kolay (basit) bir şekilde elde edildiğinden hemen hemen her yerde üretilebilmektedir.
  • Metamfetamin, halüsinasyona sebep olan, uyarıcı, sentetik nitelikli bir kristaldir ve tüketildiği andan itibaren psikolojik duruma bağlı olarak 6 ila 24 saat arasında etkili olmaktadır.
  • İlk kullanıldığı anda yüksek enerji, güç ve iyi bir his veren ölümcül madde devamında yoksunluk ve ölümle sonuçlanır.
  • Kokain ve amfetaminle kıyaslayacak olursak bu maddelere göre üç kat daha etkilidir. Aynı derecede vücuda verdiği zarar da üç fazladır.
  • Kullanımdan bir kaç gün sonra gözle görülür bir şekilde fizyolojik değişim, bir diğer deyişle fizyolojik çöküş kendini göstermektedir.
  • Devam eden süreçlerde özellikle karaciğere bağlı, deri döküntüleri ve ilerleyen komplikasyonlar görülebilmektedir.

Metamfetamin üzerine yapılan çeşitli klinik çalışmalar gösteriyor ki;

  •  Anhedoni (zevk yoksunluğu) meydana gelmektedir.
  • Kullanımın devam etmesi halinde beynin hücresel değişimi sonucu küçüldüğü gözlemlenmiştir.
  • Beynin sözel öğrenme kısmında da ciddi  gerileme meydana geldiği gözlemlenmiştir.
  • Metamfetamin kullanan birinin uyuşturucuyu bırakması dahilinde beynin nispeten kendini yenilediği fakat hiçbir zaman eski haline dönemediği görülmüştür. Özellikle hafızadan sorumlu beyin bölgesi olan Temporal Lop önemli ölçüde degrede olarak derin hafıza kayıplarının görüldüğü kayıtlara geçmiştir.
Görsel 3. Metamfetamin Kullanımında Fizyolojik Çöküş (Ocak-Ağustos)

Metamfetamin kullanımı sonrasındaki etkileri;

  • Vücuda alındığından itibaren etkisi ortalama 12 – 13 saat sürer. 
  • Normal bir insan vücudunun genelde salgılayabildiği dopamin miktarının yaklaşık 6 kat fazlasını hızlıca pompalar. Dopamin “sempatik sinir sisteminin” ana tetikleyicilerinden olduğu için kalp atış hızı, dolayısıyla kan basıncıda uyuşturucunun etkisiyle artış gösterir. Kalp krizi riski üç katına çıkar.
  • Ruhsal olarak ise insanların kendilerini hiç hissetmedikleri kadar güçlü, enerjik, deli cesareti denebilecek derecede cesaretli ve güzel hissetmelerine yol açar; bu da kişilere satmaya çalışanlar tarafından metamfetamin faydaları olarak söylenir ve kişiler cezbedilmeye çalışır. Ancak unutulmaması gereken bir şey daha var ki o faydaları sunanlar yakın bir zamanda öleceğinizi de söylemezler.

LSD

  • Magic Mushroom (PSİLOSİBİN)
  • Lysegic Acid Diethylamide’in kısa yazılışıdır. Çavdar küfünde bulunan lysergic asitten üretilen, yarı sentetik ve çok kuvvetli bir uyuşturucudur.
  • Halüsinojenler sınıfına girmektedir.
  • Kokoinden 100 kat daha güçlüdür.
  • En önemli ve tehlikeli özelliği tatsız-kokusuz ve renksiz olmasıdır.
  • Yarım saat içerisinde etkisini gösterir ve birey 6-36 saat etkiden kurtulamaz.
  • Yüksek halüsinasyonlar gören bireyler kendilerinin uçabileceğine inanmakta ve normal zamanlarından daha mutsuz bir ruh haline sahiptirler. Dil peltekleşir ve tükürük sıvısı çokça salgılanır.
  • Daha sonra bireylerde şiddetli baş dönmesi, göz kararması, kusma baş gösterir. Kısmi hafıza kaybı gözlenir.
  • Bir bardağı 1 milyonluk bir şehri etkisi altına alabilecek oldukça güçlü bir uyuşturucudur.

LSD kullanımı sonrasındaki etkileri;

  • Algılanan uyaranlar daha şiddetli hissedilir. ( rengin daha parlak algılanması gibi)
  • Uyaranın kaynağını tespit etmek zorlaşır. (Vücuda dokunan el kendisinin mi yoksa bir başkasının mı ? )
  • Geçmiş ve şimdiki zaman birbirine karışır.
  • Kas koordinasyonu yavaşlar, ağrı algısında azalma olur. Mantıklı düşünme bozulur örneğin uçma girişimleri.
  • Şiddetli halüsinasyonlara neden olur.
  • Duygu durumu sık sık değişir, huzursuzluk ve tahammülsüzlük ortaya çıkar.
  • Bastırılmış anılar yeniden yaşanıyormuş gibi gerçekleşir.
  • Duyumlar birbirine karışır. ( örn; müzik görülür, renk duyulur ya da hissedilir )

Not: Bu gibi maddeleri kullanan insanların üzerinde yapılan araştırma sonucunda hepsinde ortak olan bir başlama yolu gözlenmiş. Beynin kendini kandırma mekanizmasını devreye geçiren bir harf topluluğu ;

                       “ Bir kez denemekten zarar gelmez…”

Sanılanın aksine neredeyse tüm uyuşturucular daha ilk denemeden itibaren bağımlılık yapar ve fizyolojik, morfolojik, ruhsal ve psikolojik değişikliklere sebep olarak giderek artan dozlarda kullanmanıza sebebiyet veren bir buhran haline gelir. Nihai sonucu ise kesinlikle ‘’ÖLÜM’’ dür.

Kaynakça;

Uyuşturucu (Mutlu Çelik)

Önceki makaleHacklenen Kriptopara Borsaları Kervanının Son Üyesi : Binance
Sonraki makaleHUAWEI Geriliminin “Gerçekleri” Ve Perde Arkası
Mehmet Emin Köse
Lisans eğitimimi Uludağ Üniversitesinde Biyoloji üzerine tamamladıktan sonra hedeflediğim alan olan kanser çalışmaları ve araştırmalarını yapabileceğim bir yüksek lisans programına kayıt oldum. Şu an İstinye Üniversitesi Moleküler Kanser Araştırma Laboratuvarında yüksek lisans öğrencisi statüsünde AR-GE bölümünde bulunmaktayım. Hücre Kültürü, Protein analizleri ve kanser araştırmaları özel ilgi alanım olması yanında, bilimi küçük yaşlardan itibaren seven biriydim. Bunların yanında yaşayış, sosyoloji, psikoloji, tarih konularına da ilgiliyimdir. 3 yıldır aktif olarak Blog yazarlığı yapmaktayım. 30 Ocak 2019’da ise DijitalX ailesine katıldım ve yazmaya burada devam ediyorum. “Bilim Her şeydir” parolası hayatıma yön vermeye devam ettiği sürece böyle biri olmaya devam edeceğim. -Science is Everything-