Ana sayfa Bilim Beyin&Zihin 21’inci yüzyılın en ciddi hastalıklarından biri Alzheimer nedir?

21’inci yüzyılın en ciddi hastalıklarından biri Alzheimer nedir?

[Pixabay]
Okuma süresi: 4 dakika

Hayatımızda yaşadığımız tüm anıları sondan başa doğru, hatta şu an yaşadığımız anı bile 5-10 yıl gibi kısa sürede unutacağımızı söylesem ne derdiniz? Bir kitabın yapraklarını koparır gibi günlerin sizden hayatınızı, yaşantınızı sileceğini söylesem? Hatta, yemek yemek, su içmek gibi detayları tamamen unutacağınızı…

Unutulmak unutkanlık hepimizin başına gelen yaşadığımız sorunlardan biridir. Ancak ülkemizde olduğu gibi hızla yaşlanan toplumlarda Alzheimer ve diğer demans hastalıkları maalesef ki en sık görülen problemlerden biri konumunda.

Alzheimer hastalığı nedir?

Halk arasında “bunama” olarak bilinen Alzheimer hastalığı ilk kez 1907 de Alois Alzheimer isimli bir psikiyatrist ve patolojist tarafından tespit edilmiştir. Basitçe sınıflandırırsak, Alzehimer hastalığı hafif, orta ve ağır evrelerden oluşur.

Alzheimer, beyinde bazı bölgelerde nöron kaybı ve metabolik aktivitede azalma ile birlikte hatırlamayı, konuşmayı ve duyguları etkileyen kazanılmış yeteneklerin kaybıyla sonuçlanan bir hastalık türüdür. Özellikle hastalığın orta dönemlerinde hasta toplumdan kopma noktasına gelir. Şikayetler arasında en belirgin semptomlardan biri unutkanlık yer alsa da hasta eskiden yapabildiği işleri yapamama ve uygunsuz davranışlar gösterme gibi sonuçları olabilir. Bu hastalar özellikle ağır  dönemde ciddi bakıma ihtiyaç duyarlar. Ancak hastaların tek sıkıntısı bir şeyi hatırlamamak ya da  yapamamak değildir. Bu hastalar daha çok ne yapacaklarını bile unuturlar. Su içme ve yemek yeme noktasında sıkıntılar yaşadıkları için hayatları riske girebilir.

Alzheimer hastaları yüzeysel olarak bakıldığında toplumdan izole edilerek daha rahat yaşayacakları ön görülen kişilerdir. Hastalık durumları, yakınlarının hayatına tamamen engel olabilecek boyutlara ulaşabilir. Bu hastalar zamanla duygusal ve sosyal olarak daha da içe dönük bir yaşama yönelip hayatlarını kaybetmektedir. Bu aşamada hasta yakınlarının da etkisinin bulunduğu sakınma ve çekinme duygusunun etkisi büyüktür. Hastalığın ilerlediği aşamalarda yaşanan sorunlar bakım yapan kişileri de etkilemektedir. Hasta bakıcıların hastalığın ilerleyen dönemlerinde tükenmişlik, psikolojik, ekonomik ve aile içi ilişkilerde güçlük yaşadığı ve günlük yaşam aktivitelerinin olumsuz etkilendiği görülmüştür.

Her üç saniyede bir yeni bir demans teşhisi konuyor

Alzheimer hastalığı, demans hastalarının yaklaşık üçte ikisinin sorumlusudur ve dünyada her üç saniyede bir hastaya demans teşhisi konuluyor. Her yirmi yılda demanslı hasta sayısı ikiye katlanıyor ve günümüzde 50 milyon civarında olan hasta sayısının 2050 yılında 152 milyona çıkması bekleniyor. Türkiye Alzheimer Derneği Başkanı Prof. Dr. Işın Baral Kulaksızoğlu’ya göre Türkiye’de yaklaşık 600 bin Alzheimer hastası, yaklaşık 1 milyon demans hastası bulunuyor. Son yıllarda kalp hastalıklarından ölen kişilerin sayısı dünyada yüzde 14 azalırken, Alzheimerdan ölen kişilerin sayısı  yüzde 89 oranında artış göstermiştir. Uluslarası Alzheimer Derneğinden yapılan açıklamaya göre 2009 yılında dünya genelinde demans hastası sayısı 35 milyon iken şu an 47 milyona ulaştı.

Alzheimer’a ne sebep oluyor?

Alzheimer hastalığına neden olan etkenler arasında genetik faktörler, kafa travmaları, uzun süreli depresyon varlığı, kronik alkol kullanımı, APOE4 taşıyıcılığı, düşük eğitim düzeyi, hipertansiyon, kolestrol yüksekliği ve şeker hastalığı gibi faktörler gösterilmektedir. En önemli unsurlardan biri ise beyinde amiloid birikimidir.

Özellikle profosyonel boksörler Parkinson hastalığının yanı sıra Alzheimer hastalığı için de risk altındadırlar. Tekrarlayıcı kafa travmaları beyinde kılcal damarlarda kanamalara neden olduğu için hastalığın riskini artırmaktadır.Uzun süreli depresyon hali kişinin Alzheimer olma riskini iki katına çıkarır. Çoçukluğunda Down Sendromu tanısı almış kişilerde maalesef 30-40 yaşları arasında Alzheimer hastalığı gelişimini göstermektedir.

Alzheimer kadınları daha çok etkiliyor

Yapılan araştırmalara göre hastaların üçte ikisi  kadınlardan oluşuyor. 65yaş üzeri her 6 kadından biri erkeklerde ise her 11 erkekten biri Alzheimer’a yakalanıyor. Bunun sebepleri olarak eğitim düzeyi, hormonal ve biyolojik faktörler, strese duyarlılık olduğu gözlenmiştir. Ayrıca kadınlarda hipotiroidi ve anemi, erkeklere oranla daha sık görülüyor. Kadınlarda tiroid ve östrojen problemlerinde rol olan belirtileri Alzehimer belirtileri arasındaki bağından  nedenini oluşturuyor. Kadınlar erkeklere oranla daha kansız olduklarından depresyon ve zihinsel durgunluk belirtileriyle karıştırılabilir.

Beslenme, egzersiz ve meyve yemek demans riskini azaltıyor

Şüphesiz ki beynin fonksiyonlarını sağlıklı bir şekilde yürütebilmesi için enerjiye ihtiyacı vardır. Alzheimer hastalığının başlangıç ve gelişiminde beslenmenin rolü oldukça önemlidir. Beyin dostu besinleri bol miktarda küçük yaşlardan itibaren benimsemek bizi ilerleyen yıllarda hastalığa yakalanma riskine karşı korur.

Finlandiya da düzenlenmiş olan FINGER çalışmasında Akdeniz tipi diyet ile beslenen düzenli egzersiz yapan bireylerde demans riskinin düşük olduğu görülmüştür. Amerika’da yapılan benzer bir çalışma sonrasında ise Akdeniz tipi diyetle beslenen hastalarda Amiloid ve TAU proteinlerinin beyinde birikimi çok daha az olmuştur. Bu diyet zeytinyağı, tahıllar, ceviz,fındık, meyve ,sebze, balık ve kırmızı etin kısıtlanması üzerine kurulmuştur.

Kahve ve kakao Alzheimer’a karşı koruma sağlıyor

Yapılan saha sonuçları bizlere gösteriyor ki kahve tüketimi ile demans arasında ters orantı bulunmaktadır.Günde bir ila iki bardak kahve tüketen bireyler hiç kahve içmeyenlere göre daha az riskli olduğu gözlenmiş olup üç bardak ve üstü tüketimlerde bu olumlu etkinin ortadan kalktığı gözlemlenmiştir. Atalarımızın dediği gibi her şeyin azı karar çoğu zarar.Kakaonun ise yapılan deney hayvanlarında plakları azalttığı gözlemlenmiştir.

Alzheimer hastalarına nasıl davranmalıyız?

Alzheimer hastaları gün geçtikçe sosyal norm ve kurallardan uzaklaşıp kendi davranışlarını değerlendiremez hale geliyorlar. Alzheimer hastalığına yakalananların yakınları, hastalığı yaşayanlar kadar zor bir süreç geçiriyorlar. Bu hususta hasta yakınlarının bilmesi ve dikkat etmesi gereken şeyler:

  • Her şeyden önce empati kurun ve onu anlamaya çalışın,
  • Hastayla konuşurken basit kelimeler ve kısa cümleler kullanın,
  • Ona cevap vermesi için gerekli süreyi tanıyın ve onun sözünü kesmemeye çalışın,
  • Yemeği sınırlı sayıda ve küçük porsiyonlarla verin. Bazı hastalar sürekli yemek yemek isterken bazı hastalar yemek yemekte zorlanabilirler,
  • Banyo yapmak için her gün zorlamayın. Bazı hastalar banyo yapmaktan korkup size tepki verebilirler.

Toplumsal kalkınmanın sağlanmasında en önemli konulardan biri de toplum içerisindeki hak ve özgürlükleri korurken aynı zamanda ekonomik, sağlık ve daha bir çok alanda şartları düzeltmektir. Bu konuların başında ise sağlık bulunmaktadır. Alzheimer hastaları bu konuda en özel yere konulması gereken hasta grubudur .Toplumda bir kalkınmanın, sosyal toplum olabilmenin gereklerinden biri de bu noktada onlara ve çevresindeki bireylere daha yaşanabilir bir çevre ve şartlarını oluşturmaktan geçmektedir.

Sağlıkla kalın….

Kaynaklar:

Hürriyet – 600 bin ailenin Alzheimer savaşı

Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Dergisi – Alzheimer Hastalarına Bakım Verenlerin Yaşadıkları Güçlükler

T.C Üsküdar Üniversitesi – Alzheimer Hastalığında Merak Edilenler

İlginizi çekebilir: