Ana sayfa Bilim Dişi vampir yarasalar aç arkadaşlarını doyurmak için kan kusuyor

Dişi vampir yarasalar aç arkadaşlarını doyurmak için kan kusuyor

[Todd Cravens/Unsplash]
Okuma süresi: 2 dakika

Cadılar Bayramı’na denk gelen bir araştırma, dişi vampir yarasaların açlık çeken dişi arkadaşlarını doyurmak için kanlı yemeklerini kustuklarını ortaya çıkardı.

Uzun tüylü kanatları, homurdanırmış gibi sesler çıkardıkları burunları ve kan odaklı diyetleri ile karanlığın en vahşi memelileri olan vampir yarasalar hakkında yeni bir bilgiye ulaşıldı. En son araştırma, görünüşlerinin aksine vampir yaralasarın kendi aralarında çok güçlü bir dayanışma olduğunu gösterdi.

Cell Biology dergisinde Cadılar Bayramı’nda yayınlanan araştırma, vampir yarasaların arkadaşlığı yansıtan sosyal bağlar kurduklarını ortaya çıkardı. Vampir yarasaların çiftleşme ve yemek bulma amacıyla yakın ilişkiler kurduğu bilinse de, uzun dönemli etkileşimleri hakkında çok az bilgi bulunuyordu.

Ohio State Üniversitesi’nden Gerald Carter ve Smithsonian Enstitüsü’nden Simon Ripperger’in başını çektiği araştırmada, yarasaların tutsak kaldıkları bir ortamdan kurtulduktan sonra birlikte iken geliştirdikleri ilişkiyi devam ettirdikleri görüldü. Araştırmada iki grup yarasa kullanıldı. İlk grup tutsak yarasalardan oluşurken, bir diğer 200 yarasanın yer aldığı ikinci grup vahşi doğada serbest olarak yaşadı.

İlişkileri gözlemlemek için tutsak haldeki yarasalardan her seferinde sadece belirli olanlara yemek verildi. Geceleri, açlık çeken yarasalara diğerlerinin kan kusarak yemek sunduğu ve beraber kalarak birbirlerine destek oldukları görüldü. Carter, yemek kusan yarasaların sadece dişi olduğuna dikkat çekti. Erkekler ise alan üstünlüğü yaratmak ve dişilerle arkadaşlık kurmak için birbiriyle kavga etmekle meşguldü.

Tutsak yarasalar 22 ayın ardından Panama’da yarasa pisliği kokusuna bulanmış bir otlağa salındı. Yarasaların etkileşimlerini incelemek için araştırma ekibi her birine elektrik ve bilgisayar mühendisleri tarafından geliştirilen küçük alıcılar yerleştirdi. Parmak ucu büyüklüğündeki alıcılar, yarasaların birbirleriyle korudukları mesafeyi neredeyse kesin doğruluk ile ölçebildi. Alıcılar, yarasaların takip edilmesi çok zor olan mağara içlerindeki ve ağaç kovuklarındaki hareketlerini bile takip etti.

Alıcıların ortaya koyduğu veriler, tutsaklıktan kurtulan 200 yarasanın artık özgür olmalarına rağmen bir araya gelmeye devam ettiklerini gösterdi. Carter, yüksek teknoloji sayesinde ekolojik sonuçlar ortaya koyan arkdaşlıkları anlayabildiklerini ifade etti. Arkadaşlığın evrimsel evrimini ağırlıklı olarak primatlarda gözlemleyebildiklerini ifade eden Carter, “Artık belli düzenin dışındaki bağımsız hayvan ilişkilerini de inceleyebiliyoruz” dedi.

Yapılan gözlemde, tutsaklıktan kurtulan bazı yarasaların eski arkadaşları ile uzun süre yaşamadığı da fark edildi. Altı günün sonrasında bağımsız kolonide hayata tutunamayan bazı yarasalar ortamdan uzaklaştı. Araştırmacılar, alıcıların yarasaların sırtında en fazla sekiz gün durabilmesinden dolayı aralarındaki yakın ilişkiyi sınırlı bir sürede gözlemleyebildiklerini not düştü.

Yarasalar üzerinde 10 yıldan bu yana araştırma yapan Carter, “Elde edilen bulgular, hayvanların hem iç tercihlerine hem de dış çevrenin etkenlerine bağlı sosyal yapılarını oldukça iyi ortaya koyuyor… Tamamen farklı bir düzen içinde de olsalar, yarasalar halen birbirlerine bağlılık gösterdi” ifadesini kullandı.

Her iki ayda 19 ton kan tüketildi

Araştırma kapsamında bilim insanları yüksek miktarda kan tüketti. Carter ve Ripperger her iki ayda bir yakınlardaki bir mezhabaya giderek bifteklerden alınan 19 litre kanı yarasalara taşıdı. Kanın bozulmaması için laboratuvara acele ile geri dönen ikili ardından kanları şişelere doldurarak dondurdu. Bir keresinde, laboratuvara dönerken kan dolu varili kazara araçlarının arkasına devirdiler. Yasalar, sıvı haldeki kanın plastik tüplerden iletilmesi yoluyla beslendi.

Genelde kuşların beslenmesi için kullanılan bölmeleri yarasaları kanla beslemek için kullanan Carter, bir keresinde bir asistanın bembeyaz olduğunu da sözlerine ekledi.

Yine de, vampirlerin nasıl beslendiğinden çok arkadaşlarını korumak için gösterdikleri fedakarlık öne çıkan faktör.