Ana sayfa Bilim Arkeoloji Vikinglerin Rök yazıtındaki bilmeceler iklim fekaleti ve Ragnarok korkusunu anlatıyor

Vikinglerin Rök yazıtındaki bilmeceler iklim fekaleti ve Ragnarok korkusunu anlatıyor

Rök yazıtı. [Saga Zorm/Flickr]
Okuma süresi: 3 dakika

En ünlü runik yazıtlarından Rök üzerinde yapılan yeni araştırmalar, Vikinglerin olası bir iklim felaketi ve Ragnarok’un başlangıcına karşı yaşadığı korkuyu ortaya çıkardı.

Runik alfabesiyle yazılmış en ünlü antik yazıtlardan birini temsil eden Rök yazıtı, İsveç’in bugün Östergötland bölgesinde 800 yıllarında yazılmıştı. Üzerinde bilmece şeklinde yazılmış şiir içeren yazıtın, uzun yıllar Viking savaşlarına ait bilgiler sunduğu kabul edildi.

Futhark: International Journal of Runic Studies dergisinde yayımlanan yeni araştırmada ise şiirin savaşların ötesindeki konulara uzandığı öne sürüldü. Şiir, anlatım diliyle bir şavaşa, mücadeleye değinse de bu savaşın ordulara değil ama doğaya (belki de metafiziksel dünyaya) karşı olduğu belirtildi.

Göteborg, Stockholm ve Upsala üniversitelerinden araştırmacıların bir araya geldiği araştırmada, Rök yazıtı bugüne dek tabi tutulduğu en kapsamlı deşifre sürecinden geçirildi. Tarih, din, runoloji ve metin analizlerini bir araya getiren çalışmada, “Rök yazıtındaki bilmecelerin nihayet daha iyi anlaşıldığı” ifade edildi. Araştırmada yer alan Per Holmberg, “disiplinlerarası bir çalışma gerçekleştirmeden Rök yazıtını anlamanın mümkün olamayacağını” söyledi.

Yazıtta yer alan dokuz bilmeceden beş tanesi, Güneş ile bağlantılı (Işık ve ısının yayıcısı). Geride kalan dört bilmece ise Odin ve savaşçıları ile ilgili. Aşağıdaki bilmece bir örnek olarak sunulurken, araştırmacılara göre cevabı “Güneş.”

Rök yazıtı. [Saga Zorm/Flickr]

“İkinci olarak, hadi diyelim ki, kim, dokuz nesil önce Doğu’ya hayat kaybetti ama halen hükümdarlık ediyor? Cesur savaşçı, erkeklerin savaş lideri, ufukta doğuya doğru atını sürdü. Şimdi, en ünlüden bile en önde oturuyor, atı ve kalkanı hazır bir şekilde.”

Bilmece kısaca, “ölmüş ancak halen hayatta olanın kim olduğunu” soruyor. Araştırmacılara göre cevap, gündoğumuna yakın Güneş tutulması ile açıklanıyor. Bu olayda Güneş ölümden doğumu temsil ediyor. Holmberg ve meslektaşları, Rök yazıtının geçmişte anlaşılamamış bilmecelerini çözmek için eski Nordik metinlerini de incelediklerini not düştü.

Rök yazıtı. [Saga Zorm/Flickr]

Unutulan bir iklim felaketini anlatıyor

Araştırmada, Rök yazıtını oyan Vikinglerin geçmişteki savaşlarına değil ancak nesiller öncesinde yaşanmış bir iklim felaketine değindiği savunuluyor. Söz konusu felaket, muhtemelen 536 yılında yaşanan ve atmosfer sıcaklığının düşerek tahıl üretimine darbe vuran olaydı. Gıda üretiminin sekteye uğraması, büyük kıtlığa neden olmuştu.

Makalede imzası olan isimlerden Bo Graslünd, şu ifadeyi kullandı:

“Rök yazıtı dikilmeden önce birçok uğursuz olayın yaşandığına tanık oluyoruz. Çok güçlü bir güneş fırtınası gökyüzünü kırmızının farklı tonları ile kapladı, tahıl ürünleri aşırı soğuklardan kırıldı, ardından doğumu esnasında Güneş tutulması gerçekleşti… Bu olaylardan sadece bir tanesi, Fimbulwinter başlangıcı için korku salmaya yeterliydi.”

Rök yazıtı. [Saga Zorm/Flickr]

Nordiklerin Ragnarok efsanesinde “harika kış” olarak adlandırılan Fimbulwinter, dünyanın sonunun başlangıcına işaret eden olaylardan birini temsil ediyor. En soğuk kış Fimbulwinter, üç sene sürüyor. Fimbulwinter ile başlayan Ragnarok, nihayetinde evrenin yok olması ile sonuçlanıyor.

Her ne kadar dünyanın ve kozmosun sonu gelmese de, Vikingler tanık oldukları doğal olayların etkisinde kaldı. Hafızalarında yer edilen iklimsel ve kozmik olayları Rök yazıtında bilmecelere dökerek karanlık günleri ileri zamanlarda da hazırlıklı olmak için not ettiler.

Araştırmacılar, doğaya ve ruhani tehditlere karşı beslenen korkuların, Rök yazıtının dikildiği dönemlerde oldukça yaygın olduğunu belirtti. Yazıt dikildiğinde Vikinglerin hayatı fazlasıyla normale dönmüştü. Ancak yaşanan kıtlık toplumlarında izler bıraktı. Araştırmacılar bu detayı şu şekilde ifade ediyor:

“İklim felaketinin ardından tarımı yeniden oluştururken sosyal katmanlaşma arttı ve güç yeni bir liderlik türünün elinde toplandı. Yeni yönetim iyi hasatın güvencesini veren ritüellerin yanı sıra arazilerin askeri denetimi ile sağlanıyordu. Odin ile özel bir bağı olduğunu iddia eden yeni liderlik biçimi, fiziksel dünyada olduğu kadar toplumları kozmik tehditlerden de koruduğunu öne sürüyordu. Odin, hem insanların dünyasında hem de Ragnarok’un eskatolojik (ahiret bilimi denilebilir) savaşlarında yer almış ilahi bir varlıktı. Ragnarok’ta, ilahi ve insan savaşçılarını devlere karşı nihai bir savaşa sürükleyecekti.”

Rök yazıtı. [Saga Zorm/Flickr]

Böylece, Rök yazıtının iklim felaketinin ardından oluşan elit yönetici kesiminin toplumlara verdiği güvenceyi anlattığı söylenebilir. Araştırmada yer alan Olof Sundqvist, “Elit yönetici sınıfı, hükümdarlık ettikleri toplumlara “her şeyin kontrol altında olduğunu ve iyi hasat ile ruhani tehditlerden arınmış bir birliktelik sözü veriyordu. Işık ve karanlık arasındaki dengeyi temsil ediyorlardı” ifadesini kullandı.

Rök yazıtının üzerindeki bilmeceler hakkında ilerideki araştırmalarda yeni bilgiler ortaya çıkacak mı bilinmez. Ancak bir göz atmak isterseniz bu bağlantıdan deşifre bilmecelere göz atabilirsiniz (İsveççe).

İlginizi çekebilir: