Ana sayfa Bilim Arkeoloji 2 milyon yıllık parçalanmış kafatası en eski Homo erectus fosili olabilir

2 milyon yıllık parçalanmış kafatası en eski Homo erectus fosili olabilir

596
0
[Science]
Okuma süresi: 3 dakika

Arkeologlar, Afrika’nın “İnsanlığın Beşiği” olarak kabul edilen antik kazı alanında iki diğer nesli tükenmiş insan türü fosili ile beraber 2 milyon yıllık parçalanmış Homo erectus kafatası keşfetti.

Güney Afrika’da yer alan antik bir mağarada kazılar yapan bilim insanları, modern insanın yakın akrabalarının bir zamanlar iç içe yaşadığına işaret eden en önemli delillerden birini elde etti.

Paleontologlar, 466 kilometrekarelik alana yayılan ve kireçtaşından oluşan mağara ve oyukların temsil ettiği Drimolen Paleo Mağara Sistemi’nde iki milyon yıl önce ait parçalanmış bir Homo erectus kafası buldu. Güney Afrika’nın başkenti Johannesburg’un yakınlarında yer alan ve “İnsanlığın Beşiği” olarak adlandırılan mağara sisteminde bulunan çocuk kafatası, nesli tükenmiş iki antik insan fosili ile birlikte ortaya çıkarıldı.

Arkeologlar bugüne kadar Drimolen’den yaklaşık 900 antik insan fosili çıkardı. Bunlar arasında 3 milyon yıl öncesine ait Australopithecus africanus ve günümüze dek kalabilen tek Paranthropus robustus fosili yer alıyor. A. africanus 3.3 ile 2 milyon yıl öncesinde yaşamışken, P. robustus’un 2 ile 1.2 milyon yıl öncesinde var olduğu biliniyor.

Drimolen’de yapılan kazılara ait en son araştırma, antik kazı alanında bilinen en eski Homo erectus kafatası kalıntısı bulunduğunu duyurdu. Böylece, bilinen en eski H. erectus fosilinden yüz binlerce yıl öncesine uzanan en eski kalıntı elde edildi.

Araştırmanın başını çeken Avusturalya La Trobe Üniversitesi’nden Andy Herries, “en yeni fosil ile H. erectus’un kabul edilenden 150 ile 200 bin yıl daha erken bir zamanda yaşadığını anladıklarını” belirtti. Ayrıca, H. erectus’un P. africanus ve A. robustus ile aynı yaşam alanını paylaştığı da anlaşıldı.

Yeryüzünde yaklaşık 2 milyon yıl hayatta kalan ve 110 bin yıl önce yok olduğu kabul edilen H. erectus, modern insanın en yakın akrabalarından birini temsil ediyor. Science dergisinde 2013’te yayımlanan bir araştırmaya göre, H. erectuss aile ağacında vücut yapısı insana benzeyen ilk tür olarak (isimleri “dik adam” anlamına geliyor) olduğu gibi Afrika dışında beliren en yakın akrabamız. Parçalanmış çocuk kafatası öncesindeki en eskiye uzanan H. erectus fosili Gürcistan’da bulunmuştu. Bulgular, türün Afrika’dan yaklaşık 1.85 milyon yıl önce çıktığına işaret etmişti.

Drimolen mağarasından çıkarılan fosillerin bir kısmı. [Andy Herries]

İki türün arasındaki kavga diğerinin sonunu mu getirdi?

Science dergisinde bu ay başında yayınlanan en yeni araştırmada, Drimolen mağarasından 2015 ve 2018 yılları arasında çıkarılan fosillerin analizlerine yer verildi. En dikkat çeken kalıntı, 2 veya 3 yaşında öldüğü anlaşılan bir erkek çocuğa aitti. Kalıntının tarihini belirleyebilmek için fosili saran antik tortular incelendi. Mağaranın kayalarındaki manyetik parçaların dağılımı, fosillerin Dünya’nın manyetik alanının tersine döndüğü nadir ve çok kısa bir döneme ait olduğuna işaret etmişti.

Geçmişteki araştırmalar, manyetik alanın tersine döndüğü en son dönemin 1.95 milyon yıl öncesine rastladığını göstermişti. Bu olayın Drimolen’deki manyetik mineralleri etkileyen olayın kendisi olup olmadığını anlamak için bilim insanları fosilin yakınındaki tortularda yer alan kimyasal elementlerin oranlarını analiz etti. Uranyum izotoplarının kurşuna sabit bir oranda çözüldüğünden yola çıkılarak, numunelerdeki uranyum izotopları minerallerin 1.95 milyon yıl öncesine ait olduğunu doğruladı. Parçalanmış kafatasının ise daha da eskiye, yaklaşık 2 milyon yıl öncesine ait olduğu anlaşıldı.

Drimolen’de bulunan Australopithecus ve Paranthropus fosillerinin aynı döneme ait olması, modern insanın uzak ve yakın akrabalarının kısa bir süre için de olsa bir arada yaşadıklarını gösterdi. Araştırmacılar, bir geçiş dönemi olarak kabul ettikleri bu süreci, Australopithecus’un yok olmaya yaklaştığı ve H. erectus’un ise 2 milyon yıllık ömrüne başladığı an olarak değerlendiriyor. Dahası, bulgular bilim insanları için önemli bir sorunun da kapısını araladı: H. erectus ile Paranthropus arasındaki sert mücadele nihayetinde Australopithecus’un ortadan kalkmasına neden olan şartları mı tetikledi?

İlginizi çekebilir: