Ana sayfa Bilim Beyin&Zihin Stresin İnsan Beyninde “Nerede Yaşadığı” Bulunmuş Olabilir

Stresin İnsan Beyninde “Nerede Yaşadığı” Bulunmuş Olabilir

2316
0
[Pixabay]
Okuma süresi: 3 dakika

Bilim insanları, hayatımızın en kaçınılmaz unsurlarından biri olan stresin beynimizde nerede yaşadığını ortaya çıkardıklarını düşünüyor.

Acı, açlık ve benzeri bir fiziksel uyarı etkisiyle psikolojik stres hissettiğimizde hipotolamus “kortikosteroidler” adı verilen hormonların üretimini tetikliyor. Böbrek üstü bezlerinden salgılanan hormonlar strese karşı tepkimizi düzenlememize yardımcı oluyor.

Peki öznel, bir diğer ifade ile duygusal veya psikolojik stres nasıl oluşuyor? Baskı, gerginlik ve karamsarllık beynimizi neresinde kendini ortaya çıkarıyor?

Bilim insanları bu sorunun cevabından emin değil. Gemişteki araştırmalar subjektif ve duygusal stresin her zaman psikolojik stres ile bağlantılı olmadığını ve stresin nörobiyolojik kökenlerinin farklı yerlerde bulunabileceğine işaret etmişti.

Stresin beyinde nerede saklandığı konusunda ise insanlar ve hayvanlar üzerinde bugüne kadar yapılan deneyler bu bölgenin hipokampus olabileceğini gösterdi. Hipokampus hafızayı, hisleri ve yön bulma yeteneğimizi düzenleyen bölgeyi temsil ediyor. Hipokampus ile stres arasındaki potansiyel ilişki hakkında geçmişe dair çalışmalar olsa da, halen aralarındaki bağlantı tamamen ortaya çıkarılmış değil.

Beyindek iki “stres ağı” ortaya çıkarıldı

Yale Üniversitesi tarafından yapılan yeni bir araştırmada ise hipokampusta ne olup bittiğine daha yakından bakıldı. Araştırmada, stresin insan beyninde yer edinmesini sağlayan nörolojik destekleyici unsurlar üzerine yeni bakış açıları elde etmeyi hedeflendi.

Araştırmada sağlıklı 60 yetişkine bir dizi rahatsız edici görsel gösterildi ve öfke, tiksinme, korku ve üzüntü gibi hisler tetiklendi. Ardından zıt görseller sunularak rahatlamaları sağlandı.

Deney süresince, deneklerin beyin faaliyetleri fonksiyonal manyetik rezonans görütüleme (fMRI) ile takip edildi. Yapılan gözlemler ışığında her bir görselin beyinde uyandırdığı tepki ve stres seviyeleri gözlemlendi.

Sonuçlar analiz edildiğinde, deneklerin strese maruz kaldıklarında hipokampus ile hipotalamus, parahipokampal korteks (PHC) ile alt temporal jirus (ITG) arasındaki etkileşimin arttığı tespit edildi.

010 stress brain 1
[Yale Üniversitesi]

Yukarıdaki görselde hipokampus merkezli nörolojik ağlar gösteriliyor. Yüksek seviye strese işaret eden kırmızı çizgiler hipotalamus ile bağlantıları gösterirken, düşük strese işaret eden mavi çizgiler yanal alt ön alın korteksi ile bağlantıları gösteriyor.

Araştırmacılara göre, gözlemlenen beyin faaliyetleri deney şartları altında, yüksek etkileşimin yüksek stres seviyelerine işaret ettiği pozitif bir ağ ortaya koydu.

Bu bulguların yanında, dorsolateral prefrontal cortex (dlPFC) ile postcentral gyrus ve küçük beyin (cerebellum) ile hipokampal bağlantı arasında negatif bir ağ oluşumu tespit edildi. Deneyde daha düşük strese maruz kalan kişilerde bu bölgeler arasında yüksek etkileşim oluştuğu görüldü.

Pozitif ve negatif ağlar etkileşime giriyor

Nature Communications dergisinde yayınlanan araştırmanın geneline bakıldığında, insanlardaki stres seviyesi yukarıda bahsedilen pozitif (stres ile güçlenen) ve negatif (düşük stres ile güçlenen) iki sinirsel ağın arasındaki etkileşim ile belirleniyor. Her iki ağ, stresin nasıl ortaya çıktığı ve bastırıldığını bir araya getiriyor.

Araştırmacılar, “bu iki ağın farklı rollerine rağmen, iki ağın arasındaki karşılıklı etkileşim ile stres hissinin ortadan kaldırılmaya çalışıldığını anladıklarını” ifade etti. Negatif ağ ile daha güçlü bağları olan denekler (gücü düşük stres oranında artan ağ) öte yandan pozitif ağlar ile düşük bağlantıya sahipti.

[Wikipedia]

Bilim insanları hipokampusun ve diğer nörolojik mekanizmaların stres ile bağı hakkında daha birçok bilgi elde edilmesi gerektiğini not düştü. Beyindeki stres hissi ile bağlantısı bulunan iki ağın keşfedilmesi ile gelecekte stres bağlantılı zihinsel hastalıkların tedavisi için yeni yöntemler keşfedilebileceği belirtildi.

Araştırmada yer alan nörolog Rajita Sinha, “elde edilen bulgular ışığında beynin farklı bölgerine tedavi amaçlı müdahalede bulunabileceğini” belirtti. Hipokampus ile frontal korteks arasındaki bağlantının güçlendirilmesi veya psikolojik stres merkezlerine gönderilen sinyallerin azaltılması, stres ile tedavide kullanılabilir.

İlginizi çekebilir: