Ana sayfa Bilim Astronomi Ölü Bir Yıldız, Evrenin En Büyük Gizemlerinden Birini Çözmüş Olabilir

Ölü Bir Yıldız, Evrenin En Büyük Gizemlerinden Birini Çözmüş Olabilir

4042
0
Olağanüstü güçlü bir manyetik alana sahip SGR 1935+2154 magnetarına ait çizim. [ESA]
Okuma süresi: 2 dakika

Astronomlar, bir magnetardan bugüne kadar benzeri tespit edilmemiş derecede yüksek bir radyasyon karışımı yayıldığını tespit etti. Birçok teleskop tarafından yakalanan enerji, magnetarlar ile Hızlı Radyo Patlamaları arasındaki bağlantının en somut delili olabilir.

Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) Integral yüksek enerjili uzay gözlemevinin de aralarında bulunduğu küresel alandaki birçok teleskobun kullanıldığı arştırmada, galaksimizdeki ölü bir yıldızdan olağanüstü miktarda enerji yayıldığı tespit edildi. Yüksek enerjili “radyasyon karışımının” bir magnetardan bu miktarda ilk kez yayıldığına tanık olan bilim insanları, gizemli kozmik yapılar hakkında yeni bilgiler elde edebileceklerini umuyor.

Benzeri bulunmayan gözlem iki büyük kozmik gizemin keşisiminde oturuyor: Magnetarlar ve Hızlı Radyo Patlamaları (FRBs). Magnetarlar, evrendeki en güçlü manyetik alanlara sahip gök cisimleri arasında yer alan ölü yıldız kalıntılarını temsil ediyor. “Aktif” hale geldiklerinde, bir saniye bile sürmeyen ve parlaklığı Güneş’in milyarlarca katına erişen enerji patlamaları yaşayabiliyorlar.

Son yıllarda hakkında önemli bulgular elde edilse de halen buzdağının görünen ucunu temsil eden bir diğer kozmik gizem, FRB’ler. İlk kez 2007’de tespit edilen ve birkaç milisaniye belirip yok olan olağanüstü yüksel enerjili patlamaların nerede ve nasıl oluştuğuna dair daha yeni yeni fikir elde etmiş durumdayız.

Nisan ayı sonlarında, Tilkicik (Vulpecula) takımyıldızında saçtığı X-ışınları ile keşfedilen magnetar SGR 1935+2154, yıllar sonra tekrar aktif hale geldi. Astronomlar gözlemlerine devam ettiğinde oldukça şaşırtıcı bir keşifte bulundu: Magnetar sadece X-ışınları değil, radyo dalgaları da yayıyordu.

İtalya Ulusal Astrofizik Enstitüsü’nden Sandro Mereghetti, magnetarın yüksek enerjili patlamasını Integral kullanarak 28 Nisan’da tespit ettiklerini belirtti. Integral, sahip olduğu “Patlama Alarm Sistemi” sayesinde dünyanın dört bir yanındaki gözlemevlerini saniyeler içerisinde uyardı. Böylece, astronomi camiası en kısa zamanda bilgilendirilerek son derece değerli zaman gözlem için kullanılabildi.

Aynı gün, Kanada’da yer alan CHIME radyo teleskobu kullanılarak SGR 1935+2154 yönünden gelen kısa ve son derece parlak radyo dalgası patlamaları tespit edildi. Bu tespit, birkaç saat sonra ABD’de yer alan ve FRB takibi için kullanılan STARE2 teleskobu tarafından doğrulandı.

Sandro, “bir magnetardan FRB benzeri radyo dalga patlamalarına önceden tanık olmadıklarını” belirtti. Cenevre Üniversitesi’nde Integral Bilim Veri Merkezi’nde görevli Volodymyr Savchenko ise “Integral üzerindeki IBIS görüntüleme cihazı ile patlamanın ortaya çıktığı bölgeyi parmakla gösterir gibi bulduklarını ve magnetar ile bağlantılı olduğunu” belirtti.

Savchenko, “araştırmada yer alan birçok diğer teleskobun patlamanın kaynak bölgesini tespit edemediğini ancak Integral ile patlamanın SGR1935+2154 ile bağlantısını ortaya çıkardıklarını” söyledi. Böylece, magnetarlar ile Hızlı Radyo Patlamaları arasındaki bağlantı ilk kez gözlemler ile desteklenmiş oldu.

Sandro, “çok büyük bir keşfe imza atıldığını ve Hızlı Radyo Patlamaları’nın kaynağına dair yeni bilgiler elde ettiklerini” söyledi.

Çizim, Integral uydusunda yer alan IBIS cihazının kozmik enerjileri nasıl resmettiğini gösteriyor. [ESA/C.Carreau]

Kozmik Bulmacanın Parçaları Yerine Oturuyor

Patlama esnasında magnetarın IBIS cihazının geniş açı görüş alanında yer alması, Patlama Alarm Sistemi’nin devreye girmesi sağladı. Aynı esnada, Integral X-ışını patlamasını tespit etti ve bu patlama Çin’in HXMT teleskobu tarafından doğrulandı.

ESA Integral projesinde yer alan Erik Kuulkers, “işbirliğine dayanan, çok dalgaboylu yaklaşım ile elde edilen sonucun, bilim camiasının geniş çaplı ve doğru zamanda çalışması ile mümkün olduğunu” belirtti. Kuulkers, “Uzay teleskoplarından yer gözlemevlerine ve spektrumun yüksek enerjili ucundan radyo dalgalarına kadar uzanan küresel çalışma, bilim insanlarının çok uzun süredir var olan bir gizemin kapısını aralamalarını sağladı” yorumunda bulundu.

FRB’ler ile magnetarlar arasındaki bağlantıyı güçlendiren ve ölü yıldızların FRB tarzında radyo dalgaları saçabileceğini ortaya çıkaran araştırmanın makalesi The Astrophysical Journal Letters dergisinde yayınlandı.

İlginizi çekebilir