Okuma süresi: 4 dakika

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ/WHO) toplumsal uyku eksikliğini küresel bir salgın olarak tanımlıyor. Böyle tanımlanmasının en önemli nedenlerinden biri ise modern toplumumuzun ihtiyaçları gereği daha çok çalışmak için uykumuzdan fedakarlık etmek.  Bu bugüne özel bir durum değil, daha geçmişe bakıldığında birçok bilim insanın daha çok çalışabilmek için uykularından fedakarlık ettiklerini veya farklı sistemlerde uyku uyuduklarını biliyoruz.

Peki bu durum toplum sağlığını nasıl etkiliyor? Kronikleşen uyku problemlerine getirilen ilaç çözümleri ne kadar doğru ve sağlıklı?

Uyku Alışkanlıklarımız Toplum Sağlını Tehdit Ediyor!

DSÖ’nün uyku eksikliğini salgın hastalık olarak tanımlamasının asıl nedeni modern toplumumuzun ve iş dünyasının uykusuzluğu övmesi ve bunu bir meziyet olarak görmesi. Dolayısıyla insanlar arasında uykusuzluk sistemli olarak yayılmakta ve toplum geneli için önem arz eden bir sağlık problemi konumuna gelmektedir. Gelişmiş ülkelerdeki her iki yetişkinden biri (yaklaşık 800 milyon insan) önümüzdeki hafta ihtiyacı olan uykuyu alamayacak. Daha acı veren gerçek ise bu bireylerin büyük bir çoğunluğu bu eksikliğin farkında bile değiller.

Ulusal Uyku Derneğinin gerçekleştirmiş olduğu “(2013)-Uluslararası Yatak Odası Anketi (1)” e göre Amerikalı yetişkin bireylerin %65 den fazlası alması gereken (7-9 saat) uykuyu alamıyor. Yüzde altmış beş oldukça büyük bir oran ve maalesef çalışmaya katılmayan toplumun geriye kalanı düşünüldüğünde aslında bu durumun daha da vahim bir tabloya sahip olabileceği öngörülebilir.

Birinci dünya ülkelerinde hafta sonu uyuma alışkanlığı incelendiğinde yetişkin bireylerin %30-40 lık bir dilimi 8 saat veya daha fazla uyuyabilirken, %60 lık bir dilim ise 8 saat ve üzeri saatler uyumak için özel bir çaba sarf eden ancak o kadar uyuyamayan bireyleri temsil ediyor. Çoğunluğun uyku alışkanlıklarının hafta sonu ya da hafta içi fark etmeksizin değiştiğini bu çarpıcı oranlar göstermektedir. Birçok insan hafta içi biriktirdiği uyku borcunu hafta sonu ödemeyi planlar, ancak daha önceki yazılarda da belirtildiği gibi uyku borcu asla ödenemez. Günü gününe doğru miktarda ve şekilde uyunmadığı takdirde, gelişen kronik uyku bozuklukları neticesinde immün yetersizlik, Kanser, Alzheimer, şeker hastalığı ve daha nice hastalığa yakalanma ihtimaliz oldukça artmaktadır.

Insomnia (Uyku Bozukluğu) Tedavisinde İlaç Kullanımı Ne Kadar Sağlıklı Bir Yaklaşım?

Geçtiğimiz ay içerisinde yaklaşık 10 milyon Amerikalı uyku yardımcısı olan ilaçlar tüketti. Uyku ilaçları hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığınızda tehlikenin de farkına varamayabilirsiniz. Uyku ilaçlarının temel ve ortak özellikleri hepsinin “yatıştırıcı” sınıfına ait olmasıdır. Uyku ilaçları beyin korteksinizin daha üst bölgelerini etkin bir şekilde nakavt etmeye yönelik tasarlanmışlardır. Maalesef uyku ilaçları, kullanan kişilere gerçek uyku imkanı sunmuyor, adı üzerinde yatıştırıyor ve farklı bir yoldan uyku uymanıza yardımcı oluyor. Dolayısıyla siz aslında uyku ilacı alırken dahi uyku eksikliği çekiyorsunuz.

Doğal uykunun beyin dalgası faaliyetlerindeki imzasını “zolpidem” ya da “eszopiklon” gibi modern uyku ilaçlarının beyinde oluşturdukları uyku faaliyeti ile karşılaştırırsanız elektriksel imzanın ve kalitenin eksik olduğunu anlarsınız. Bu ilaçların ürettiği uyku maalesef en büyük ve derin uykunun beyin dalgalarından yoksundur(2). Üstüne üstlük uyku ilacı kullanan bireylerin uyudukları uyku sonrası motor kontrol becerilerinde azalma ve dikkat dağınıklığı baş göstermektedir.

Bir de bunlar yetmezmiş gibi “uyku ilacı paradoksu” bulunmaktadır. Birey kronik insomnia hastasıdır gece uyuyamadığından gün içerisinde de uyku noksanlığı çekmektedir dolayısıyla ilk ve en kısa yol olarak kafein takviyesi alır. Gündüz aldığı kafein akşam uyuyamamasına katkıda bulunur bu durumda reçeteli bir uyku ilacı kullanmaya başlar ve geceleri aldığı bu uyku ilacı yine istenen performansı veremeyip gün içinde yorgun, dikkatsiz ve halsiz hissetmesine sebep olur. Hal böyle olunca birey gün içinde verimi arttırmak adına daha fazla kafein tüketir. Ve maalesef bu döngü bir dur noktası olmaksızın devam eder.

İşin bağımlılık boyutu ise farklı bir yazının konusu ancak değinmeden geçmek olmaz. Uyku ilaçlarının “yatıştırıcı/uyuşturucu” kategorisinde olduğunu daha önce söylemiştik.  Bu ilaçları satın alabilmek için önce doktor kontrolünden geçmek ve doktorun özel imzasının bulunduğu bir reçete ile bu ilaçları almak mümkün. Ancak karaborsa ya da bireyin reçeteli ilacını farklı şekilde ve niyetle (aşırı doz) kullanması neticesinde uyuşturucu bağımlılığı gelişebilmekte. Ancak kanun dışı kullanımın dışında doktorun tavsiyesi ile kullanıldığında dahi bağımlılık yaptığı ileri sürülmektedir.

Insomnia (Uyku Bozukluğu) Tedavisinde İlaç Kullanımı Ne Kadar Gereklidir?

Yazının bu kısmına kadar “sağlıklı mı?” sorusuna cevap verdik. Peki bilimsel anlamda gerçekten uyku ilacı kullanmak gerekli mi?

Başarılı bir hekim ve araştırmacı grubu pek çok insanın kullandığı yatıştırıcı uyku haplarının yeni biçimlerini ele alan yayınlanmış tüm çalışmaları incelemeye aldılar. Yaklaşık olarak 4000-4500 insanı barındıran 65 farklı ilaç-plasebo etkisinin araştırıldığı çalışmaları titizlikle taradılar(3). Deneklere çalışma sonunda sorulduğunda plasebo ve ilaç arasında hissedilir bir uyku kalitesi artışı olduğunu öne sürmekteydiler. Ancak veriler hiçte öyle söylemiyordu. Hem plesebo hap hem de gerçek uyku hapı bireylerin uykuya dalış süresini 10-30 dakika arasında düşürmeyi başarmıştı ama matematiksel olarak ikisi arasında gözle görülür bir fark yoktu. Farklı bir şekilde ifade etmek gerekirse bu uyku ilaçlarının, plasebo haplarına kıyasla nesnel olarak sundukları bir fark ortada yoktu!

Bu bulguları değerlendiren komite uyku ilaçlarının sadece uykuya dalış süresi üzerinde nesnel bir etkisinin olduğunu söyledi. Komite raporu uyku ilaçlarının “küçük ve tartışmaya açık klinik önem taşıdığını” belirterek noktaladı.

Bu yazı kapsamında herhangi bir ilaç firması ya da sektör hedef gösterilmeksizin, bilimsel makalelerin ışığında, “mevcut” uyku ilaçlarının zararları ve gereklilikleri tartışılmıştır. Gelecekte geliştirilecek bir uyku ilacının daha az zararlı veya istenen uyku kalitesini sağlaması tek temennidir.



Kaynaklar:

[1]       SleepFoundation.org
[2]    Arbon, E. L., Knurowska, M., and Dijk, D. J. (2015) Randomised clinical trial of the effects of prolonged-release melatonin, temazepam and zolpidem on slow-wave activity during sleep in healthy people. Journal of Psychopharmacology 29, 764–776.
[3]    Huedo-Medina, T. B., Kirsch, I., Middlemass, J., Klonizakis, M., and Siriwardena, A. N. (2013) Effectiveness of non-benzodiazepine hypnotics in treatment of adult insomnia: Meta-analysis of data submitted to the Food and Drug Administration. BMJ (Online) 346.
[4]    Niçin Uyuruz? Matthew Walker-Pegasus Yayınları-2019