Ana sayfa Bilim İlginç Vaka: Test Sonucu Negatif Çıkan Çocuklar Korona Virüse Karşı Antikor Ürettiler!

İlginç Vaka: Test Sonucu Negatif Çıkan Çocuklar Korona Virüse Karşı Antikor Ürettiler!

2955
0
Pexels.

Son bir yıldır hayatımızda olan korona virüs (SARS-CoV-2) salgını birçok toplumu derinden etkiledi. Kasım 2020 itibari ile dünya üzerinde korona virüse yakalanmış insan sayısı yaklaşık 56 milyon civarında ve binlerce insan maalesef korona sebebiyle yaşamlarını yitirdi.

Bilim insanları ise tüm enerjileri ile korona virüsü daha iyi anlamaya ve onu çözmeye çalışıyorlar. Geçtiğimiz aylarda gerçekleştirilen bazı çalışmalar çocukların, yetişkinlere oranla korona virüsten daha az etkilendiğini ortaya koymuştu. Bu kez Avusturalya’dan çok daha ilginç bir haber geldi.

Melbourne’lü bir ailenin ebeveynleri başka bir kentte düğüne katılmak için yola çıktılar ve bu sırada üç çocuklarını yanlarına almadılar. Aile üyeleri katıldıkları düğünden hasta olarak geri döndüler ancak ilk birkaç gün herhangi bir hastalık semptomu göstermediler ve maalesef evlerine yani çocuklarına korona virüsüde taşımış oldular.

İlerleyen günlerde ebevenylerde burun tıkanıklığı, baş ağrısı, öksürük gibi çeşitli semptomlar gözlendi ve tüm aile için korona virüs testi uygulandı. Ebevenyler pozitif sonuç verirken, ailenin üç küçük çocuğunun test sonucu negatifti.

Anne Leila Sawenko ABC News’e verdiği demeçte, “Bu oldukça şaşırtıcı bir durumdu çünkü bizim test sonucumuz pozitifken bizimle bir buçuk hafta geçirmişlerdi.” Diyor.

Doktor aileye test sonuçlarını tekrar etmeleri gerektiğini söyledi. Çocuklardan ikisinde (biri 9 diğeri 7 yaşındaki iki erkek) hafif semptomlar gözlenmesine rağmen, test sonuçları yine de negatifti.

Ailenin en genç üyesi olan 5 yaşındaki kız çocuğu ise tüm bir süreç içerisinde hiçbir semptom göstermedi. Ailenin evinin sosyal mesafe kuralları için pek uygun olmaması nedeniyle aslında bu kız çocuğu birçok kez hasta olan ebeveynleri ile aynı ortamda bulundu ve aynı yerde yattı.

Bu ilginç durumu duyan ve oldukça ilgilerini çektiğini belirten araştırmacılar aileye bir deneye katılmaları için teklif götürdü. Daha sonra aile üyelerinden iki-üç gün ara ile kan, dışkı, idrar, tükürük ve burun, boğazdan sürüntü örneği alıp incelediler.

Yapılan PCR testlerinde çocukların sonuçları sürekli olarak negatif çıkıyordu ve aynı zamanda alınan tükürük örnekleri üzerinde yapılan serolojik analizler SARS-CoV-2 ya özel olarak gelişen çeşitli antikorların oluştuğunu gösterdi. Başka bir deyişle, test sonuçları hiçbir zaman pozitif çıkmayan çocuklar, belli bir miktar virüse maruz kaldılar ve virüse karşı koyabilecek miktarda antikor geliştirdiler.

Murdoch Çocuk Araştırma Enstitüsü’nden (MCRI) immünolog Melanie Neeland, “Hiç semptom göstermeyen en küçük çocuk, en güçlü antikor tepkisine sahipti” diyor.

“Tüm çocuklarda aktif bağışıklık hücresi tepkisine rağmen, kandaki inflamatuar (iltihap) bir reaksiyonu tetikleyebilen sitokin adlı moleküler habercilerin seviyeleri düşük kaldı. Bu, semptomlarının hafif olması veya hiç olmamasıyla tutarlı bir sonuçtu.”

Neyse ki, aile üyeleri tüm bu süreci büyük bir medikal desteğe ihtiyaç duymaksızın atlattılar.

Çocukların bağışıklık tepkisinin arkasındaki mekanizmalar henüz tam olarak anlaşılamamış ama araştırmalar tüm hızıyla devam etmekte. Ancak bu gibi çocuklarda bağışıklık tepkilerinin nasıl ve neden etkinleştirildiğini bulmak (virüsün doğrulanmış herhangi bir vakası yoksa) çocukların SARS-CoV-2’a duyarlılığına oldukça ışık tutabileceğe benziyor. Buradan öğrenilebilecek bilgiler ile belki de çok daha hızlı bir biçimde bu salgını bitirebilecek yeni ilaçlar geliştirilebilir.

Kaynak;

ScienceAlert

Önceki makaleGenetik Hafıza Nedir? Hayatımıza Yansıması ve Evrimdeki Yeri
Sonraki makaleEvrim Hakkında Merak Edilenler – 2: Fosiller
Mehmet Emin Köse
Lisans eğitimimi Uludağ Üniversitesinde Biyoloji üzerine tamamladıktan sonra hedeflediğim alan olan kanser çalışmaları ve araştırmalarını yapabileceğim bir yüksek lisans programına kayıt oldum. Şu an İstinye Üniversitesi Moleküler Kanser Araştırma Laboratuvarında yüksek lisans öğrencisi statüsünde AR-GE bölümünde bulunmaktayım. Hücre Kültürü, Protein analizleri ve kanser araştırmaları özel ilgi alanım olması yanında, bilimi küçük yaşlardan itibaren seven biriydim. Bunların yanında yaşayış, sosyoloji, psikoloji, tarih konularına da ilgiliyimdir. 3 yıldır aktif olarak Blog yazarlığı yapmaktayım. 30 Ocak 2019’da ise DijitalX ailesine katıldım ve yazmaya burada devam ediyorum. “Bilim Her şeydir” parolası hayatıma yön vermeye devam ettiği sürece böyle biri olmaya devam edeceğim. -Science is Everything-