Ana Sayfa Biyoloji Moleküler biyoloji ve genetik Koronavirüs Aşıları: SARS-CoV-2’ye Karşı Nasıl Etki Gösteriyorlar?

Koronavirüs Aşıları: SARS-CoV-2’ye Karşı Nasıl Etki Gösteriyorlar?

5832
0
Pexels.

Geleneksel aşıların çalışma prensipleri genel olarak birbirlerine benzer. Geleneksel aşı yöntemleri vücuda virüsü bir şekilde tanıtarak virüs vücuda girmeden önce antikor üretmeyi sağlamayı amaçlar. Bu yöntemler vücuda inaktif (ölü) virüs vermek, virüsün bir parçasını vermek veya virüsü zayıflatıp vermek şeklinde sıralanabilir. Uzun yıllardır kullanılan geleneksel yöntemlere artık yeni teknolojiler de ekleniyor. Peki yeni koronavirüs için hangi aşı yöntemleri bulunmaktadır ve bu aşılar hangi fazları tamamlamıştır?

Yeni koronavirüs için birçok yöntemle aşı üretildi ve geçtiğimiz aylarda bir kısmı faz3 aşamasını tamamlayarak veya tam olarak tamamlamadan erken kullanım amaçlı piyasaya sürüldü. İçlerinde geleneksel yöntemlerin dışına çıkarak tamamen yeni teknolojiler kullanan aşılar da bulunmakta. Gündemde olan aşılar Pfizer-BioNTech, Moderna, Sinovac, Oxford Üniversitesi’nin ürettiği ‘’AZD1222’’ aşısı ve Gamaleya Araştırma Enstitüsü’nün ürettiği ‘’Sputnik V’’ şeklinde sıralanabilir. Peki bu aşılar hangi teknolojiyi kullanmakta ve nasıl çalışmakta?

https://pixabay.com/illustrations/vaccine-syringe-covid-19-bottle-5779405/

Pfizer-BioNTech/Moderna Aşısı

m-RNA bazlı Pfizer-BioNTech şirketlerinin aşısı ‘’BNT162b2’’ ismini taşıyor ve bilim insanları için umut verici haberi ilk veren aşı niteliğini taşıyor. 9 Kasım’da sevindirici haberi veren iki şirket, aşının hastalığı önlediğini duyurdu. Faz3 aşamasındaki verilere göre aşının %95 oranında etkili olduğu ve ciddi yan etkilere sahip olmadığı belirtildi. Koronavirüs hücreye girmek için uç proteinleri kullanıyor ve bu uç proteinler aşı çalışmaları için bir hedef niteliği taşıyor. Virüs bu uç proteinleri üretmek için m-RNA kullanıyor ve bu aşı mesajcı RNA olarak bilinen m-RNA’ları hastalığı engellemek için kullanıyor. m-RNA narin ve kırılgan bir yapıda olduğundan vücudun m-RNA’yı kolayca parçalayacağı biliniyor. Lipit nanopartikülleri ile yapılmış yağlı kabarcıklara m-RNA sarılarak vücuda veriliyor. Hücreler tarafından alınan m-RNA’nın genetik dizisi hücre tarafından okunduktan sonra yok ediliyor. Genetik dizisi okunan m-RNA’dan uç proteinleri üretiliyor. Eğer bu hücre ölürse içinde bulunan uç proteinleri başka hücreler tarafından alınıyor. Bağışıklık hücreleri olan ‘’B-cells’’ hücreleri tarafından alınan uç proteinleri daha sonra “T-hücreleri” tarafından aktive edilirse antikor oluşuyor ve antikor koronavirüs yüzeyindeki uç proteinleri bloke ederek virüsün hücreye girmesini engelliyor. Aynı zamanda “öldürücü T-cells’’ hücrelerini aktive eden antijenler çoktan enfekte olmuş hücrelerin de ölmesini sağlıyor.

Pfizer/BioNTech aşısının 21 gün arayla iki doz şeklinde uygulanması öneriliyor ve uygulandıktan 10 gün sonra koruma sağladığı elde edilen verilerle kanıtlanmış durumda. Bu aşının -70 derecede saklanması gerekiyor çünkü narin yapısından dolayı m-RNA oda sıcaklığında parçalara ayrılıyor. -70 derece oldukça düşük olduğundan sürekli olarak bu sıcaklığın sağlanması işleri zorlaştırmakla kalmıyor aynı zamanda aşının maliyetini de artırıyor. Aşı, özel konteynırlarda saklanıyor ve taşınıyor. Pfizer/BioNTech aşısı ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından onaylanmamış olsa da FDA tarafından acil kullanım için uygun görüldü. Bu aşıdan 100 milyon doz alan ABD gerektiğinde 500 milyon doza kadar alabileceğini belirtti.

Moderna şirketi tarafından Amerika Birleşik Devletleri’nde üretilen bir başka aşı olan ‘’mRNA-1273’’ aşısı da aynı yöntemle üretildi. Faz3 aşamasından elde edilen verilere göre %94,1 oranında etkili olduğu söyleniyor. -20 derecede saklanması gereken aşıdan ABD 100 milyon doz aldığını ve gerektiğinde 400 milyon doza kadar alabileceğini belirtti. Moderna şirketi Avrupa Birliği’ne (AB) 160 milyon doz aşı satmaya hazırlanırken Japonya’nın bu aşıdan 50 milyon doz aldığı belirtiliyor.

https://pixabay.com/illustrations/vaccine-syringe-doctor-patient-5808436/

Sputnik V Aşısı

Rusya’nın Gamaleya Araştırma Enstitüsü tarafından üretilen bu aşı çoğalmayan viral vektör (adenoviral) yöntemi kullanılarak üretilen bir aşıdır. Ciddi vakalara karşı %100, genel olarak ise %91,4 etkili olduğu duyurulan bu aşı +2, -8 dereceler arasında saklanması gerekiyor. Virüsün çalışma prensibi ise şu şekilde: Genetik olarak koronavirüsün üremesini sağlayan genin eksiltilmesiyle üremesi engellenen SARS-CoV-2, vektör virüs kullanarak hücreye veriliyor ve hücre koronavirüs tarafından enfekte olmadan bağışıklık kazanıyor. Oxford Üniversitesi ve diğer farklı aşı şirketleri de adenovirüs vektörü kullansa da bu aşıyı diğerlerinden ayıran özellik bu aşının 2 adenovirüs vektörü kullanmasından kaynaklanmaktadır. İlkinde uç proteinleri için kullanılan adenovirüs26 ikincisinde ise adenovirüs5 virali kullanılır. Aşının Rusya’da bedava olurken diğer ülkelerde 10 Dolar civarlarında olacağı düşünülüyor. Rakipleri Pfizer-BioNTech aşısı tanesi 19.5 Dolar olmakla iki doz kullanıldığından 39 Dolar’a mal olurken Sputnik V aşısının 3 hafta aralıklarla uygulanması gereken iki dozu toplam 10 Dolar gibi bir maliyete sahip. Ucuz olması sayesinde birçok ülkenin tercihi olmaya aday olan aşı elliden fazla ülkeden 1.2 milyardan fazla aşı isteği almış durumda.

Oxford Üniversitesi Aşısı

Rusya’nın Sputnik V aşısı ile oldukça benzer bir yöntemle üretilen AZD1222 aşısı Sputnik V’den farklı olarak iki adet adenovirüs virali kullanmak yerine 1 tane kullanıyor. Sputnik V aşısına benzer şekilde DNA’nın RNA gibi narin bir yapıda olmamasından dolayı dondurucu soğukta bulunmasına gerek kalmadan 2-8 derecede saklanabiliyor. Bu aşının şu anlık gelen verilere göre %70 koruma sağladığı fakat ilerleyen zamanlarda doz miktarının ayarlanmasıyla %90’a ulaşan etkinlik gösterebileceği söyleniyor. 4 hafta arayla iki doz uygulanması öneriliyor. Aşının ilk uygulandığı zaman düşük dozda verilmesinin aşının verimini arttığı görüldü ve bunun sebebinin düşük dozdaki aşının enfeksiyonu daha iyi taklit etmesi olarak belirtildi. Rakibi Pfizer-BioNTech aşısının %95 etkinlik gösterdiği göz önüne alındığında daha az tercih edileceği düşünülse de bu aşının çok daha ucuz ve kolay taşınıp saklanması sebepleriye oldukça tercih edilen bir aşı olacağı düşünülüyor. Doz başına toplam maliyetin 3-4 Dolar olduğu belirtiliyor.

SinoVac Aşısı

Çin’in SinoVac şirketi tarafından geleneksel yollarla üretilen bu aşının ismi “CoronaVac” olarak belirlendi. Geleneksel yollarla üretilen bu aşı vücuda inaktif virüs verilerek bağışıklık sağlanması prensibiyle çalışıyor ve uzun yıllardır bu yöntemle birçok aşı üretildi. Geleneksel aşı üretimi diğer aşılara göre uzun sürmesine rağmen bu aşının bu kadar çabuk üretilebilme sebebi koronavirüsün SARS virüsüne fazlasıyla benzemesi ve SARS virüsünün izole edilebilir olması. Bu aşının da diğer aşılar gibi iki doz vurulması gerekiyor ve ikinci dozun ilk dozdan 2 hafta sonra vurulması gerektiği belirtiliyor. Brezilya, Endonezya ve Türkiye’de faz3 denemeleri yapılan aşının Brezilya’da denenen 5 aşı içinden en güvenlisi olduğu belirtiliyor. 2020 yılında en az 300 milyon üretilmesi beklenen bu aşıdan Türkiye 50 milyon doz almış durumda.

Kaynak: The New York Times

KaynakThe New York Times
Önceki İçerikKişiliğiniz Bir Engele Takılmadan Size Ulaşan Sosyal Medyanız
Sonraki İçerikGıda Korkusu: Beslenmeye Dair Endişelerin Tarihçesi
19 yaşında İstanbul Teknik Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik öğrencisi. Sivas Şehit Muhammet Onur Demir Anadolu Lisesi’nden mezun. Bilimsever. Biyoloji, genetik, tıp, kimya, uzay ve tarih alanlarına ilgisi var.