Ana sayfa Biyoloji CRISPR Sayesinde Kedi Alerjisine Son!

CRISPR Sayesinde Kedi Alerjisine Son!

1191
0

Evcil hayvanların hayatımızdaki yeri yadsınamaz bir gerçek. Onlar hayatımızın vazgeçilmez parçalarından biri. Söz konusu kediler olunca işler biraz daha değişebiliyor. İnsanların %30’u kedi alerjisinden ve onun getirdiği semptomlardan şikayetçi. Son yıllardaki verilere göre ise insanlar arasında kedi alerjisi hızla artıyor.

Kedi alerjisine karşı bilinen en iyi tedavi yöntemi kedilerden uzak durmak ve bu tedavinin insan psikolojisi üzerinde maalesef olumsuz sonuçları olabiliyor. Ancak geçtiğimiz yıllarda Nobel ödülü almış olan gen düzenleme metodu CRISPR sayesinde artık kedi alerjisi problemi ortadan kalkacak gibi gözüküyor.

Asıl Suçlu: Fel d 1 Proteini!

Geçmişten günümüze bilim insanları sekiz farklı kedi alerjeni keşfetmişlerdir. Ancak bu sekiz alerjen içerisinden biri diğerlerine göre daha kuvvetli bir alerjendir. İnsanların kedilere karşı geliştirdikleri alerjinin %96 sı tek bir protein nedeniyle gerçekleşir, bu proteinin adı:Fel d 1.

Fel d 1 kedilerin deri, anüs, ağız ve hatta gözlerinden dahi salgılanan bir proteindir. Ayrıca bu proteinin salgılanması yaş, cinsiyet, üremek veya ev/dış ortamda bulunmakla değişmemektedir. Başka bir deyişle alerji yapmayan kedi yoktur. Bu sorunu çözmenin en kolay yolu belki de soruna neden olan proteinin yok edilmesi/silinmesidir. Ancak Fel d 1 proteinin kedilerdeki görevi bilinmemektedir. Görevi bilinmeyen bir proteinin susturulması pek iyi bir fikir olmayabilir.

Araştırmacılar Fel d 1 proteinin işlevini ve yaşamsal gerekliliğini belirleyebilmek için proteini kodlayan CH1 ve CH2 genlerini evcil kedilerin atarıyla (Egzotik kediler) karşılaştırmışlar. Araştırmacılar Fel d 1 proteini yaşamsal anlamda gerekli ise onu kodlayan genlerin hem evcil hem de egzotik kedilerde benzer olmasını varsaymışlar.

Kısırlaştırma operasyonlarından elde edilen 50 evcil hayvan örneği (testis/yumurtalık) ile gerçekleştirilen çalışmada CH1 ve CH2 genleri, Ulusal Biyoteknoloji Bilgi bankasındaki egzotik kedilere ait verilerle kıyaslandı. Egzotik kedi türleri, evcil kedilerle aynı cinsin üyelerinden yaklaşık 11 milyon yıl önce evcil kedilerden ayrılan türlere kadar, Felidae ailesinin birkaç soyunu kapsayan bir alt kümeyi içeriyordu. Bilim adamları, CH1 ve CH2 sekanslarının gruplar arasında büyük farklılıklar gösterdiğini buldular, bu da Fel d 1’in gerekli olmadığını ve bu nedenle herhangi bir sağlık sorununa neden olmadan ortadan kaldırılabileceğini öne sürdü.

Araştırmacılar CRISPR metodu yardımıyla CH1 ve CH2 genlerini susturdular, laboratuvarda hücre kültürü üzerinden gerçekleştirilen çalışmada genler %55 verimlilikle susturulabildi. Çalışmalar devam etmekte. Günün birinde alerjik reaksiyonlar geçirmeden kedi sevmenin hayalini kuran insanların sayısı hiçte azımsanacak kadar az değil.

-Science is Everything-

Kaynak: CRISPR could create hypoallergenic cats

Görsel: Unsplash

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR;

Önceki makaleMobil teknoloji kusurlu bir ilerleme mi gösteriyor?
Sonraki makaleVikingler Grönland Topraklarını Neden Terk Etmiştir?
Lisans eğitimini Uludağ Üniversitesin'de Biyoloji üzerine tamamladıktan sonra kanser çalışmaları ve araştırmalarına devam etmek için İstinye Üniversitesi Moleküler Kanser Araştırma Laboratuvarında yüksek lisans öğrencisi statüsünde AR-GE bölümüne geçiş yaptı. Hücre Kültürü, Protein analizleri ve kanser araştırmaları özel ilgi alanı. Bilimi küçük yaşlardan itibaren sevdiği gibi yaşayış, sosyoloji, psikoloji, tarihe de meraklı. 3 yıldır aktif olarak Blog yazarlığı yapıyor. 30 Ocak 2019’da DijitalX ailesine katıldı. “Bilim Her şeydir” parolası hayatına yön vermeye devam ettiği sürece böyle biri olmaya devam ediyor. -Science is Everything-