NASA’dan gelen yeni bir güncellemeye göre, uzay ajansının uzaydaki güçlü yeni gözü James Webb uzay teleskobunun dev aynasının 18 parçasından birine Mayıs ayında mikro ölçekte bir göktaşı isabet etti.
Ancak endişelenmeye gerek yok çünkü uzaydaki dev gözümüz 12 Temmuz’da ilk yüksek çözünürlüklü ve renkli yeni gözlem görüntülerini paylaşmak üzere görevine devam edecek.

Bu göktaşı, uzayda bir kum tanesinden bile daha küçük. NASA’ya göre, Dünya’nın atmosferi düzenli olarak milyonlarca küçük ve büyük sayılabilecek göktaş yağmuruna maruz kalıyor ancak bunların çoğu atmosfere çarptığında buharlaşıp kayboluyor. Uzay araçlarının ise çevresinde koruyucu bir atmosfer tabakası olmadığından göktaşı yağmurundan kaçınması neredeyse imkansız.

James Webb uzay teleskobunun arkadasındaki ekip, neler olduğunu ve teleskobun performansını nasıl etkileyebileceğini analiz etmeye ve değerlendirmeye devam ediyor. Aynı zamanda, Webb’in uzayda geçirdiği süre boyunca yaşaması kuvvetle muhtemel bu tür birçok deneyimden ilki bu olmuş olabilir.

Görev Süresi Boyunca Karşılaşabileceği Çarpışmalara Hazır Durumda

Dünyada inşa edilip test edilirken mühendisler teleskobu ve aynasını, toz parçacıklarının yoğun olduğu L2 konumunda karşılaşacağı küçük göktaşlarından kurtarıp hayatta kalabilmesini sağladılar. Vikipedi’ye göre L2 konumu, uzayda Güneş’in ve Dünya’nın kütleçekiminin birlikte çalışıp Güneş’in etrafında yörüngede dönen bir nesneyi Dünya’yla aynı oranda çektiği, yörünge dönüşünü bir yılda yapmasını sağladığı yerdir.

Bilim ekibi, Webb’in neyle karşı karşıya kalacağını anlamak için hem simülasyonları hem de ayna örnekleri üzerindeki testleri yeryüzünde tamamladılar ancak Mayıs ayında gerçeklşelen bu göktaşı çarpması olayı NASA’daki ekibin Webb fırlatılmadan önce modelleyebileceği (veya daha önce test edebileceği) her şeyden daha büyük bir olaydı.

NASA’nın Goddard Uzay Uçuş Merkezi’nde çalışan proje müdür yardımcısı bu durumu şu şekilde yorumluyor: “JWST‘nin, Güneş’ten gelen yüksek ultraviyole ışık ve yüklü parçacıklar, galaksideki egzotik kaynaklardan gelen kozmik ışınlar ve güneş sistemimizdeki küçük göktaşlarının çarpma olasılığı gibi uzay ortamının zorlu şartlarıyla karşı karşıya kalacağımızı biliyorduk. Webb’i, uzayda uzun yıllar sonra bile bu iddialı bilim görevini yerine getirebilmesini sağlamak adına optik, termal, elektrik ve mekanik performans gücüyle inşa ettik.”

Uzay ajansından yapılan bir başka açıklamaya göre, “Bu etkinin bir sonucu olarak, mikro ölçekte daha fazla göktaşı çarpmasının etkilerini azaltmanın yollarını aramak için uzman bir mühendis ekibi oluşturuldu.”

Uzaydaki Gözümüz Sayesinde Çok Değerli Bilgiler Edineceğiz

Webb ekibi NASA’nın Marshall Uzay Uçuş Merkezi’ndeki mikro-ölçekteki göktaşı tahmin uzmanlarıyla yakın bir şekilde çalışacak. Ve Webb, NASA bilim insanlarının bu yörünge noktasında güneş sisteminin toz ortamı hakkında daha fazla bilgi edinmelerine yardımcı olabilecek ve bu da gelecekteki görevler için hazırlıklı olmalarına yardım edecek.

Webb, Aralık 2021‘de fırlatılmasından bu yana beklentileri çoktan aşmış görünüyor ve teleskop bilim görevlerinin başlangıcına hazırlanıyor. Dev teleskop, ötegezegenlerin atmosferlerinin içini görebilecek ve büyük patlama sonrası oluşan ilk galaksilerin bazılarını, insan gözünün göremediği kızılötesi ışık aracılığıyla gözlemleyebilecek.

İlk Yüksek Çözünürlüklü ve Renkli Gözlem Görüntüsünü Göreceğiz

NASA’nın ESA (Avrupa Uzay Ajansı) ve CSA (Kanada Uzay Ajansı) ile ortak projesi olan James Webb uzay teleskobunun ilk full renkli görüntülerini 12 Temmuz 2022 tarihinde duyurması planlanıyor. Geri sayım devam ediyor ve çok az bir vakit kaldı!

James Webb uzay teleskobunun daha önce kaydettiği kızılötesi görüntüler, bize zaten benzeri görülmemiş keskinliği ve netliği sunmuştu. Bununla birlikte, yeni gelecek veriler Webb’in bilim yeteneklerini sergilediği ilk renkli görüntülerini içerecek. Webb, görüntülere ek olarak spektroskopik verileri de kaydedecek – bunlara, gökbilimcilerin farklı ışık (renk) tayfında okuyabileceği ayrıntılı bilgiler diyebiliriz.

NASA’nın resmi sitesinde belirtilene göre ilk görseller, göreve ilham veren bilim temalarını vurgulayacak ve çalışmalarının odak noktası olacak; bu çalışmalar erken evren (büyük patlama), galaksilerin zaman içindeki evrimi, yıldızların yaşam döngüsü ve diğer dünyaları kapsayacak. Webb’in kayıt edeceği tüm veriler kamuya açık hale getirilmeye devam edecek. NASA’nın, daha önceki görevlerde de aynı şeffaflığı sürdürdüğünü ifade edelim.

SOURCENASA
Previous article137 GB’lık Dev Telegram Arşivi İfşa Oluyor
Next articleBronz Çağı’nda yaşamış zengin kadının yüzü kafatası ve DNA’sı kullanılarak yeniden canlandırıldı
2012-2013 yılları arasında yazılım geliştirme alanında başladığı yolda bilime ve teknolojiye olan merakı her geçen gün artmakta olup, bugüne kadar bu alanda birçok konferanslarda yer aldı ve şimdilerde dijital pazarlama dünyasında kariyerini sürdürmekte. Doğası gereği meraklı araştırmacı olduğundan, uzun yıllardır yazarlık alanında yeteneklerini göstermeye hevesli.