Home Diğer Bilimler Neden Çok Düşünmek İnsanı Yorar?

Neden Çok Düşünmek İnsanı Yorar?

349
0
EKATERINA BOLOVTSOVA/Pexels.

Fiziksel emek insanların tarih boyunca meşgul olduğu ve hatta şikayet ettiği bir alan olmuştur. Bugüne ulaşmış mimari yapıların arka planında binlerce insanın aynı anda gösterdiği emek ve bunun sonucunda ortaya çıkan fiziksel yorgunluk yer almıştır. Bunların yanı sıra düşünen ve toplumsal hayatı inşa eden insanlar vardır: filozoflar, idareciler, hocalar… Bu zamana kadar bu kişilerin yapmış oldukları zihinsel faaliyetler hiçbir zaman fiziksel faaliyetler kadar ön plana çıkmamıştır. Başka bir deyişle zihinsel faaliyetlerin yorgunluğa sebep olacağı göz önüne getirilmemiştir.

Son 15-20 yılda yapılan çalışmalar, özellikle çok düşünmenin de yorgunluk yarattığını ve zihinsel faaliyetlerin ortaya çıkardığı yorgunlukların da insan sağlığına çeşitli zararlar verdiğini ortaya koymaktadır. Bunun nedeni nedir? Çok düşünmek insanı neden yorar ve insan bünyesine ne gibi zararlar verir?

Current Biology’de bildirilen çalışmalara göre yoğun bilişsel çalışma birkaç saat uzatıldığında, beynin prefrontal korteks olarak bilinen kısmında potansiyel olarak toksik yan ürünlerin birikiyor ve bunlar yorgunluk hissine neden oluyor. – Prefrontal korteks veya daha genel olarak “ön beyin”, insanı diğer canlılardan ayıran işlevlerin kontrol edildiği en önemli beyin alanıdır.-Araştırmacılar, bunun da insanların kararlar üzerindeki kontrolünü değiştirdiğini ve böylece bilişsel yorgunluk başlarken hiçbir çaba veya bekleme gerektirmeyen düşük maliyetli eylemlere yönelttiğini anlatıyor. Yani beyin bütünsel işlevini verimli bir şekilde devam ettirebilmek adına toksik yan ürünler birikmeye çalıştığı anda yorgunluk hissettiriyor ve insana çalışmayı bırakması gerektiği uyarısını veriyor.

Makineler hiç yorulmadan aralıksız hesap yapabilirken beyin yapamaz. Araştırmanın yazarları zihinsel yorgunluğun gerçekte ne olduğunu ve nedenini öğrenmek istediler. Sebebin, sinirsel aktiviteden kaynaklanan potansiyel olarak toksik maddeleri geri dönüştürme ihtiyacı ile ilgili olduğundan şüphelendiler.

Yapılan araştırma sonucunda zihinsel olarak zorlu bir iş gününden sonra bilişsel kontrolün sağlanmasının çok daha zor olduğu ortaya çıkmıştır. Özellikle zihinsel yorgunluk yaşayan kimselerin seçimlerini kısa sürede yaptıkları, seçimlerinde de olabildiğince en kolaya ve en az çaba ile ortaya çıkana yöneldikleri görülmektedir.

Beynin Sınırını Aşmak Mümkün Müdür?

Çalışmayı seven ve çok çalışan insanlar özellikle tarihte yaşamış büyük insanların saatler boyunca çalıştığı ve büyük işler ortaya koydukları hikayesine fazlaca ilgi gösterirler fakat bu herkes için geçerli değildir. İnsanlar elbette kendilerini zihinsel faaliyette disipline ederek geliştirebilir ancak yine de araştırmacılar verimli ve sürdürülebilir bir bilişsel faaliyetin en önemli tarafının dinlenmek ve uyumak gibi antik çözümler olduğunu belirtiyor. Çünkü zihinsel yorgunluk sürecinde biriken ve bilişsel yorgunluğa neden olan potansiyel toksik ürünlerin uyku sırasında atıldığına dair kuvvetli kanıtlar bulunmaktadır.

Araştırmacılar başka bir çözüm olarak ise beyin tarafından üretilen bu “yorgunluk” ürünlerinin izlenmesinin ciddi zihinsel yorgunluğu tespit etmeye yardımcı olabileceğini söylüyor. Böyle bir makine üretilmesi ya da yetenek geliştirilmesi, özellikle yoğun iş hayatında tükenmişliği önlemek için yardımcı olabilir. Araştırmacılar ayrıca insanlara yorgun olduklarında önemli kararlar vermekten kaçınmalarını tavsiye ediyor.

Bundan sonraki çalışmalarda beynin neden yorgunluk habercisi “glutamat birikimi” ürettiğini ve yorgunluğa bu denli duyarlı olduğunu araştırmayı hedefliyor. Ek olarak bu belirtilerin depresyon, kaygı bozukluğu ve kanser gibi nörolojik ve fizyolojik rahatsızlıklara sebep olup olmadığı da araştırılmak isteniyor.

Kaynakça

Cell Press. (2022, August 11). Why thinking hard makes you tired. ScienceDaily. Retrieved September 19, 2022 from www.sciencedaily.com/releases/2022/08/220811135344.htm

https://neuroscientificallychallenged.com/posts/know-your-brain-prefrontal-cortex

İlginizi çekebilir:

Previous articleWorok’un hedefleri Asya, Ortadoğu ve Afrika odaklı
Next articleEpilepsi Hastalarının Yaşam Konforunu Artıran Uygulama: inEpilepsy
Can Torun
28 Nisan 2001 tarihinde doğan Can, Malatyalıdır. ODTÜ’de Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi öğrencisidir. Çeşitli sitelerde ve yerel gazetelerde yazarlık yapmıştır. Bilim iletişimi, bilim tarihi ve dış siyaset alanında okumalar yapmaktadır. Musiki meraklısıdır.