Salı, Haziran 25, 2024
More

    E-ticaret sunduğu hız ve güvenli alışveriş ile güveni veriyor

    Türkiye başta olmak üzere e-ticaretin giderek güçlendiği coğrafyalarda internet üzerinden satışlar halen çok düşük seviyelerde geziniyor. E-perakendenin yüzde 10 civarında olduğu Kuzey Amerika’ya kıyasla, diğer kıtalar internetten alışveriş kolaylığına yeni yeni alışıyor. Küresel e-ticaret piyasasındaki değişime bakıldığında, kullanıcıların çevrimiçi ve mobil ödemeler sayesinde e-ticarete karşı giderek artan bir güven duyduğu görülüyor.

    Firmalar için en büyük zorluklardan bir tanesi, fiziksel ürünü internet üzerinden incelemeyi tercih eden tüketicilerle etkileşime girmekten geçiyor. Her ne kadar internetten ürün incelemeyi tercih eden kullanıcı sayısı çok yüksek olsa da, satın alma adımından birçokları uzak duruyor. Firmaların müşterileri çevrimiçi alışverişe ikna etmelerinin yolu, kullanılan reklamdan ürünün kalitesine kadar birçok faktöre kadar değişse de, son yıllarda kendini gösteren en büyük husus güvenlik.

    E-ticaret portalları dersini çalıştı

    Analistlere göre, güven hususu sadece ödeme basamağından da oluşmuyor. Tüketiciler, alacakları ürünü kendilerine satacak firmanın güvenilirliğini birçok şekilde test ediyor. Ecommerce University tarafından belirlenen kritik faktörlerden bir tanesi, insanların web sayfalara değil, insanlara güvenmesi. Bu aşamada, birçok e-ticaret sayfası sayfalarında yöneticilerinin, mühendislerinin ve satış uzmanlarının yorum ve yönlendirmelerini içeriyor, ürünler hakkında yapılan ürünleri öne çıkarıyorlar.

    Kalite aşamasında verilecek güvenin ardından, siber güvenlik en önemli sorgu unsuru olarak yerini alıyor. Hacker’ların para kazanmak amacıyla her türlü sanayiyi ve coğrafyayı hedef alan küçük-büyük çaptaki saldırıları, güvenlik firmalarını, bankaları ve çevrimiçi ödeme sistemlerinin fazlasıyla ders almasını sağladı.

    Elektronik perakendecileri başta olmak üzere, birçok e-ticaret sitesi ödeme sistemlerini fazlasıyla geliştirdi. Ödeme seçeneklerinde beliren ve hem sitenin, hem de bankaların koruması altında gerçekleşen iki adımlı ödeme şekilleri, kullanıcılara kredi kartı bilgilerini endişe duymadan paylaşma imkanı sunuyor. Online kredi kartı ödemesi veya fastpay gibi ödemeler, hacker’ların mikro saniyeler içinde takip etmeleri ve çok büyük profesyonellik içeren saldırılar yapmasını gerektiriyor.

    Firmalar, mobil cihazlar aracılığıyla da rahatça kullanılabilen ödeme şekillerinin yanı sıra, sayfalarının güvenliğini garantilemek adına önemli anlaşmalar yapıyor. Bir e-ticaret portalına girdiğiniz zaman gördüğünüz güvenlik yazılım firması logosu veya ödeme sistemlerine ait ibareler, işlemlerinizin ‘endişeyi ortadan kaldıracak seviyede’ koruma altında gerçekleşeceği güvenini veriyor.

    İstatistikler güveni doğruluyor

    ABD Ticaret Departmanı’nın verilerine göre, 2013’te ABD’de yapılan e-ticaret 263 milyar dolara olarak gerçekleşti. Statista verilere göre, bu sayının 2014 sonunda 304.1; 2018 sonunda 491.5 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Bu değişimde en büyük pay sahibi ise şüphesiz kullanıcıların çevrimiçi ve mobil ödemelere olan güveninin artması.

    Perakende yazılım danışmanlığı yapan Software Advice firmasından Craig Borowski, değişimi sürükleyen süreci özetliyor: “1990 ve 2000’li yıllarda veri güvenliği sebebiyle e-ticaret büyük risk altındaydı. Ancak bu durum ortadan kalktı. Çevrimiçi ödemelerde güvenliğin ciddi ölçüde artması, kullanıcıları daha güvenli gördükleri e-ticarete yönlendirirken, bu alanda uzmanlaşmalarını da sağladı. Dahası, artan güvenlik geçmişte hacker’ların elindeki neredeyse tüm kozları aldı.”

    Hacker’ların elindeki kozları kaybetmesine, önemli iki örnekle bakalım: ABD’de 2013’te yaşanan iki saldırıda, Target zincirine ait 40 milyon ve Neiman Marcus Group’a ait 1.1 milyon kredi kartı verileri ele geçirildi. Saldırılarda sadece fiziksel alışverişlerde kullanılan kredi kartları etkilendiği için, çevrimiçi alışveriş yapan müşteriler zarar görmedi.

    Mobil uygulama ve sosyal medya teşviki

    Mobil cihazların sunduğu içerik ve fonksiyonların finans alanına kayması, kullanıcıların 2015’ten itibaren hızla geleneksel ödeme şekillerinden uzaklaşmasını sağlayacak. Yeni nesil ödemelere en iyi örnek olarak gösterilebilecek Apple Pay, tüm iPhone’ları bir dijital cüzdana dönüştürecek. ABD’de hayata geçen Apple Pay uygulaması için dünya genelinde 500 bankayla anlaşma yapıldığını belirten Apple, Kuzey Amerika’nın mobil cüzdan alanında da öncü olmasını sağlayacak gibi görünüyor.

    Mobil ödemelerin tek aracı, Apple Pay, Google Wallet gibi araçlar veya PayPal gibi sistemler olmayacak. Facebook ve Twitter gibi sosyal medya devleri, doğrudan bu alanda hizmet eden araçlar haline gelecek. Facebook’un alışveriş tuşu sunacağını açıklamasından kısa bir süre sonra, Twitter’ın da Eylül’den bu yana çeşitli firma, banka ve ünlülerle satın alma tuşunu denediği ortaya çıktı. The Verge sitesinin verdiği bilgiye göre, satın alma tuşu yine ilk olarak ABD’de 2015’in ilk çeyreğinde sunulacak.

    Buradan yola çıkarak, mobil ödemelerin ‘sosyal alıveriş’ sektöründe de bir patlama yaratacağını söyleyebiliriz. Sosyal alışverişin 2015’te 15 milyar dolar hacme ulaşması beklenirken, DigitasLBi araştırma firmasının CEO’su Tony Weisman, ‘ABD nüfusunun sadece yüzde 5’inin sosyal medya üzerinden alışveriş yaptığını ancak potansiyeli yüzde 20’ye işaret ettiğini’ belirtti. Sosyal ağ kullanıcılarını e-ticaret sayfaları gibi güvenlik alanında tatmin etmeleri halinde, sosyal alışverişinde e-ticaretle beraber zincirlerini kısa sürede kıracağı söylenebilir.

    Asya e-ticaret patlamasının öncüsü olacak

    eMarketer’ın Şubat ayında sunduğu rapora göre, küresel B2C satışları 2014’te yüzde 20.1 artarak 1.5 trilyon dolarlık hacme ulaşacak. Bu yükselişteki en önemli etkenler, gelişmekte olan piyasalarda artan çevrimiçi ve mobil kullanıcı sayısı, mobil ticaret satışlarının yayılması ve nakliyat ile ödeme opsiyonlarının genişlemesi olacak. Büyük markaların yeni uluslararası piyasalara açılmaları da mobil ödeme başta olmak üzere alternatif alışveriş tercihlerini destekleyecek.

    E-ticaret sektörü, 2014’te bir ilke de tanık olacak. Mobil ve çevrimiçi ödemelere erişimin ve güvenin artması sonucu Asya-Pasifik bölgesi kullanıcıları e-ticaret harcamalarında ilk kez Kuzey Amerika’yı geride bırakacak. En büyük e-ticaret bölgesi haline gelecek Asya’da B2C satışları 525.2 milyar dolara ulaşarak 482.6 milyar dolarlık hacme ulaşması beklenen Kuzey Amerika’yı ikinci sıraya itmiş olacak.

    Mobil ödemelerin başını çekeceği Asya-Pasifik e-ticaret piyasasının lideri ise beklendiği gibi Çin olacak. iPhone ile Apple Pay gibi yeni nesil ödeme olanaklarını da kullanmaya başlayacak Çin, 2017’ye gelindiğinde Asya-Pasifik’te harcanan her 10 dolardan 6’sını cebinden çıkaracak. Çin, 2016’da ABD’yi e-ticarette geride bırakmayı da başaracak.

    Çin yanı sıra, Endonezya, Hindistan, Arjantin, Meksika, Brezilya ve Rusya gibi büyük nüfuslu ülkeler, internet kullanıcıları arttıkça e-ticaret hacmini de genişletecek. Yaşanan gelişmeler, Türkiye için de olumlu sinyaller veriyor. İnternet ve mobil cihaz kullanımının çok yüksek olduğu ülkemizde, e-perakendenin yeri geleneksel perakendeye oranla sadece yüzde 1’lik bir pay sahibi. Ancak kullanıcıların bilinçlenmesi, özellikle güvenlik alanında bilinçliliğin artması halinde Türkiye’deki aranın hızla kapacağını görülüyor. En azından, yabancı yatırımcıların büyük bir hevesle bu farkı kapatmak istediğini söyleyebiliriz.

    Not: Bu yazının orijinali Turkcell Blog’da yayımlanmıştır.

    EN COK OKUNANLAR

    İlgili Makaleler