Pazar, Haziran 23, 2024
More

    Stadyumlar bedava Wi-Fi merkezlerine dönüşecek

    Binlerce kişinin akın ettiği stadyumlarda bir zamanlar yerinizi bulmak bile sorun olurken, yeni nesil teknolojiler son suratla spor, eğlence ve sanat dünyasının karmaşasını çok daha keyifli bir hale getirmeye başladı. Bir gün tribünde maç izlerken koltuğunuza yemek sipariş edebilecek, size özel maç fotoğraflarından albüm yapabileceksiniz.

    Spor faaliyetleri, konserler ve tiyatro gibi etkinlikle sosyal hayatımızda büyük bir yer kaplıyor. Ancak dört gözle beklenen maçlar başta olmak üzere, gitmek istediğimiz etkinlikler için bilet bulmak ve temin etmek ciddi bir dert olabiliyor. En az bir kere gitmek istediğimiz bir etkinlikten bizi vazgeçtiren bu çile, birkaç yıl içinde birkaç saniyelik bir işlemle çözülebilecek. Dahası, spor faaliyetlerinde hayal edemeyeceğimiz bir keyif alacağız.

    Mobil entegreli yeni nesil maç keyfi için tek yapmanız gereken, bir akıllı telefona sahip olmak ve uygulama indirmeyi bilmek. Bu sayede yararlanacağınız ilk önemli teknoloji, mobil biletler. Mobil bilet, uzun kuyruklara girme ve internetten aldığınız bileti basılı olarak temin etme derdini tamamen ortadan kaldıran bir teknoloji. Yapmanız gereken, internet üzerinden biletinizi almak ve size gönderilmesini istediğiniz şekli seçmek. Cep telefonunuz ve modeliniz gibi bilgileri girdikten sonra mesaj olarak atılan kodu aldığınızda, işleminiz yüzde 99 tamamlanmış oluyor. Son olarak yapmanız gereken, stadyuma veya konsere gittiğinizde kodu tarayıcıya okutmak.

    Londra merkezli ABI firmasının araştırmasına göre, 2014-2019 yılları arasında küresel alanda tam 34 milyar mobil bilet kullanılacağı öngörülüyor. Mobil biletlerin yüzde 48’inin QR kodları, yüzde 30’unun NFC (yakın alan iletişimi) ve yüzde 22’sinin ise SMS olarak kullanılacağı tahmin ediliyor. 2019 sonuna geldiğimizde ise hızla büyüyen NFC’nin bu sıralamada birinciliğe yükselmesi bekleniyor.

    Wi-Fi yoksa taraftar da yok

    Mobil biletler sporun yanı sıra birçok alanda hayatı kolaylaştıracak. Ancak mobilin yanı sıra, yeni nesil dijital teknolojiler özellikle spor alanında büyük yenilikler sunacak.

    ABD Ulusal Futbol Ligi’nin (NFL) başını çektiği stadyum yenilikleri, her takımın daha çok taraftar çekmek ve maç izleme keyfini en üst seviyeye çıkarmayı amaçlıyor. Baltimore Ravens takımının 2015’te M&T Stadyumu için harcadığı 6,5 milyon dolar, bu tür yatırımlara sadece bir örnek. Amaç ise 72 bin kapasiteli stadyumu taraftarlar için bedava Wi-Fi noktasına dönüştürmek.

    Araştırmalara göre ABD’de yeterli Wi-Fi olmaması nedeniyle taraftarların neredeyse yarısı maçları devre arasında terk ediyor. Bugün ülkede en iyi Wi-Fi hizmetine sahip olan AT&T Center, Barclay’s Center ve Levi’s Center, 700’den fazla erişim noktasıyla binlerce taraftara kesintisiz internet sağlıyor.

    Ağzı tıka basa dolu bir stadın genişbant Wi-Fi sayesinde elde edebilecekleri ise o kadar fazla ki. Akla gelecek ilk fayda tabii ki mobil uygulamalardan yararlanma imkanı olacak. Takımların taraftarlarına sundukları uygulamalarda ise neredeyse sınır yok.

    Gollerin tekrarını telefonunuzdan izleyin

    New England Patriots’tan tutun Denver Broncos’a kadar birçok takım, taraftarların kolay park yeri bulmasını sağlayan, en yakındaki tuvaleti gösteren, koltuk opsiyonlarını gösteren ve hatta oturdukları yere stadyumun restoranlarından yiyecek-içecek siparişi yapmalarına imkan veren uygulamalar hazırlıyor.

    Koltuğunuza gelen siparişleri, yine mobil POS uygulamaları sayesinde birkaç saniye içinde ödeyebiliyorsunuz.

    Maç keyfini artıran bir diğer uygulama türü, anında tekrar gösterenler. İster evinizde, ister tribünde olun, kaçan pozisyonları ve golleri (veya basketleri ve touchdown’ları) pozisyonun ardından izleme şansınız olacak.

    Maç esnasında çeşitli istatistikleri görebilecek, promosyon kazanabilecek ve gerçek zamanlı trafik bilgisi de elde edebileceksiniz.

    Kameralar saha içiyle sınırlı kalmayacak

    Maçlarda sadece saha içine odaklanma geleneği, mobil teknolojiler sayesinde ‘taraftar fotoğrafçılığı’ diyebileceğimiz yeni bir akıma kayıyor. Stadyumlarda ‘kiss cam’ ile başlayan ve öpüşen çiftleri yakalayan kameraların ardından, artık taraftarlar kendilerini ve diğer izleyicileri fotoğraflayarak paylaşmaya başladı.

    ABD’de bu akımın öncüsü ise Fanpics adlı uygulama. Android ve iOS uyumlu uygulama ile tribündeki koltuğunuzu giriyor ve çektiğiniz fotoğrafları paylaşmaya başlıyorsunuz. Maç sonunda hem maçın kritik anlarına hem de en eğlenceli dakikalarınıza ait bir albüm elde etmiş oluyorsunuz.

    GoPro saha içine iniyor

    Yine Kuzey Amerika’da öne çıkan yeni bir akım, maçlarda GoPro ile taraftarların ağzını açık bırakacak görüntüler elde etmeye odaklanıyor. Ulusal Hokey Ligi (NHL) ve NHL Players Association (NHLPA) tarafından denenen uygulama, antrenman ve özel gösterilerde başlıklara takılacak GoPro’lar ile maçlarda kullanılacak özel sunumlar oluşturmak.

    Bu gösterilere belki de en iyi örnek, Denver Broncos Thunderstorm paraşüt takımının maç öncesinde yaptığı iniş.

    NHL’in hazırladığı tanıtım videosunda da GoPro’nun buz sahalarda nasıl görüntüler sunacağına dair ilk örnek verildi.

    Stadyumlarda giderek artan ve büyüyen dev dijital ekranlar, yakın zamanda standart olarak 3D teknolojisini de destekleyecek. Elinde sandviç, gözünde 3D gözlükle yukarıdakine benzer videolara tanık olacak taraftarların maçların sonuna kadar eğlence ve keyiften aklını kaçırması bile mümkün.

    Müşteri veri platformu ile daha iyi hizmet

    Dijital teknolojilerin stadyumları en üst seviye eğlence mekanlarına dönüştürdüğü süreç, zamanla Olimpiyatlara ve diğer spor faaliyetlerine de yayılacak desek yanlış olmaz. Bu süreçte yeni nesil eğlence altyapısının en iyi şekilde sunulması için matematikten de fazlasıyla yararlanmak gerekiyor.

    Umbel gibi veri platformlarının başını çektiği istatistik sistemleri, maçlardan taraftarlara ait her türlü veriyi çekerek analiz ediyor. Müşteri veri platformu (CDP) adı verilen teknoloji, mobil bilet satışlarından sosyal medyada yapılan paylaşımlara, video izlenme sayısından RFID çiplerinin kullanılma sayısına kadar her türlü detaylı veriyi topluyor.

    Sunulan hizmet altyapısının ne kadar yeterli olduğunu gösteren sonuçlar, sadece spor takımlarının değil bahsettiğimiz tüm teknolojileri kullanacak firmaların zaman ve kaynaklarında belirgin bir tasarruf yapmasını sağlıyor.

    Artan müşteri bilgisi ve her tür istatistik, hizmetlerin geliştirilmesi için yeni stratejiler hazırlanmasına olanak verecek. Nihayetinde, bir aylık stresi tek bir maçla atmak bile mümkün olabilir.

    Not: Bu yazının orijinali Turkcell Blog’da yayımlanmıştır.

    EN COK OKUNANLAR

    İlgili Makaleler